(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11103 E. , 2009/12539 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : ... VD.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.07.2008 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı; 357 parsel numaralı taşınmazının bir kısmına, davalılar tarafından yapılan müdahalenin men’i ile 2500 YTL ecrimisil isteminde bulunmuştur. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava mülkiyet hakkına dayalı men’i müdahale ve ecrimisil istemine ilişkin olup 15.07.2008 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi gereğince; müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Gerek harç gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Somut olayda; eldeki dava gayrimenkulün aynına ilişkin olduğundan dava değeri müdahale edilen kısmın değeri ve ecrimisil toplamından ibarettir. Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan ziraat bilirkişisi raporunda, dava konusu taşınmazın müdahalenin men’i istenilen 2350 m2’lik kısmının değerinin ./.. 2009/11103 - 12539 - 2 -
5.757,50 YTL olduğu tespit edilmiş ve istenilen ecrimisil miktarı 2500 YTL ile birlikte toplam dava değerinin 8.257,50 YTL olduğu anlaşılmakla, bu miktar sulh hukuk mahkemelerinin görev sınırını belirleyen HUMK.nun 8. maddesindeki miktarın çok üstünde olduğundan davayı görmeye sulh mahkemeleri değil asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Mahkemece görev hususu re’sen gözetilerek davaya bakmak asliye hukuk mahkemesinin görev alanı içinde olduğu ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden yargılamaya devamla esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.