(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2006/2992
- Karar No
- 2006/9374
- Karar Tarihi
- 08.06.2006
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/2992 E. , 2006/9374 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatını sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı, dava dışı ... Vakfı ve uluslar arası ... Vakfı ile 24.3.199 tarihinde imzalanan protokole göre ... dağı Ören yerinin gelirinin kendilerine tahsis edildiğini ancak davalının ören yerinin gelirini vermediğini ileri sürerek gelir üzerindeki sataşma ve muarazanın önlenmesi suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile gelirden 200.000.000.000 Tl.sının faizi ile davalıdan alınmasını istenmiş, ıslahla talebini 1.023.000.000 TL. daha artırmıştır. Davalı, davacı ... dava dışı vakıflarla imzalanan protokol gereği davacının bakanlık adına diğer vakıfların yapacağı çalışmaların gözetim denetim ve yönlendirilmesinden sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, ancak dava dışı Vakıfların protokolden imzalarını çekmeleri nedeniyle davacının da yerine getirebileceği bir edim kalmadığı, ören yeri gelirinin davacının vereceği hizmet karşılığında 49 yıllığına davacıya verilmesinin kararlaştırıldığını, hizmet yerine getirilmediğine göre davacının talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 2006 Davacı, 24.3.1999 tarihli protokole göre alacak talebinde bulunmuştur. Anılan protokolün 1. maddesinde: “Merkezi ...’da bulunan ... Vakfı (TDV) ile Hollanda da kurulu ... Vakfı (NV) ... ili ... Dağı Tümülüs ve Anıtlarının Onarım ve Koruma çalışmalarını yapmayı taahhüt eder. Bu taahhüt tümülüsün gövdesinin orijinal durumuna getirilmesini, mevcut heykel ve taş panoların yerinde sağlamlaştırılarak Bakanlıkça inşa edilecek galeriye yerleştirilmesini, bunların yerine Bakanlık ve Kurul yetkilerince uygun görülecek malzeme ile imitasyonlarının yapılacak orijinallerinin yerine konmasını ve mezar odasının açılacak hale getirilmesini kapsar.” 4.maddesinde “Kültür Bakanlığınca yaptırılan NEMURD DAĞI ÇEVRE DÜZENLEME PROJESİ bu protokolün ana parçasıdır. Bu protokol ile öngörülen koruma ve onarım çalışmaları bu proje ile belirlenecek kapsamda ve projedeki planlama ve uyguluma etaplarına uygun olarak yürütülür.” 5.maddesinde “Bu protokolde belirtilen çalışmalardan arkeolojik kazı ve araştırmaların dışındaki tüm onarım ve yenilemeye ilişkin fen ve sanat işlerinin her türlü denetim gözetim eşgüdüm ve yönlendirmesinde T:C. Kültür Bakanlığı adına KTV yetkilidir.” 9.maddesinde “ Çalışmalardan dolayı elde edilen tarihi ve arkeolojik sonuçlardan TDV ve NV hiçbir hak talep edemez. Ancak çalışmalara ait film, kitap, kaset, diks yayınlama hakkı ve doğan gelirler KT. Vakfı, TDV ve NV.nindir. bu protokolle birlikte ... Dağı ören yeri gelirlerinden TDV+NV sorumludur. Onarım ve Koruma çalışmaları süresinde gerekli ... ve mal güvenliğine ait tedbirleri Kültür Bakanlığı aldırtır.” Hükümleri bulunmaktadır. Protokolün tamamından anlaşılan ana amaç; ... Dağı’nın onarım ve koruma çalışmalarının davalı Bakanlık tarafından yapılmasının sağlanması, bu işi dava dışı vakıfların davacının gözetim ve denetimi altında gerçekleştirmeleri olup davacı vakfa bu görevi karşılığında ören yerinin gelirinin verilmesi taahhüt edilmiştir. Dava dışı ... Vakfı ve ... Vakfının protokolden imzalarını çektikleri, edimlerini yerine getirmediği tarafların kabulündedir. Bu durumda sözleşmenin asıl amacının gerçekleşme imkanı kalmamıştır. Öyle ise davacı bu sözleşme ile taahhüt edilen geliri talep edemez. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken fesih yazısının davacı tarafa tebliğ edilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.