(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/6143
- Karar No
- 2008/7280
- Karar Tarihi
- 05.06.2008
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6143 E. , 2008/7280 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.03.2007 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin silinmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 57 parsel sayılı taşınmazdaki "... ... Vakfı" şerhinin terkini istemi ile açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, on yıllık hak düşürücü süre geçtiği gibi kayıtlardaki vakıf şerhi tek taraflı işlemle konulduğundan dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir. 57 parsel sayılı taşınmaz tapulama tutanağına göre tesbitinin 21.01.1958 tarihinde kesinleştiği, kayıttaki vakıf şerhinin 06.05.2002 tarihinde işlendiği, bu haliyle gerçekten on yıllık sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, 5737 Sayılı ... Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yasanın geçici 5.maddesi hükmüne göre vakıf şerhleri ile ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer alan zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı kuralı getirildiğinden burada 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolayısı ile 02.04.2004 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulanma olanağı yoktur. Mahkemece davanın hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözederek kabul edilmesi açıklanan nedenle doğru değildir. Ancak; 57 sayılı parsel kaydında bulunan şerh tapulama tespiti sırasında işlenmemiş, az yukarıda açıklandığı üzere tek tarafları işlemle 06.05.2002 tarihinde kayda düşülmüştür. Kısaca söylemek gerekirse, 57 sayılı parsel kaydındaki düzeltme, ilgililerin rızaları dışında Mahkeme hükmü olmaksızın yapılmıştır. Kayda işlenen şerh Türk Medeni Kanununun 1027.maddesindeki yönteme uygun düşmediğinden, şerhin açıklanan olgu gözetilmek suretiyle kaldırılmasında bu nedenle yasaya aykırılık yoktur.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı idarenin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2.Davacı 57 parsel sayılı taşınmazda 1/8 pay malikidir. Kayıt üzerindeki vakıf şerhi bu paya hasren kaldırılabileceğinden, mahkemece açıklanan husus gözardı edilerek 57 parseldeki diğer maliklerin davası olmaksızın dava varmışçasına kaydın tamamından vakıf şerhinin terkini doğru olmamıştır. Kararın, açıklanan nedenle bozulması gerekirse de, düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden hükmün HUMK.nun 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.