(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1607 E. , 2009/2458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.05.2007 gününde verilen dilekçe ile bayilik sözleşmesinden kaynaklanan elatmanın önlenmesi, kal, çekişmenin giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan elatmanın önlenmesi, kal ve muarazanın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı şirketin 227 ada 3 parsel sayılı taşınmazda intifa hakkı sahibi olduğunu ve bu yerde davalı ... ve Ortakları Kollektif Şti.'ye verdiği bayilik yoluyla intifa hakkını kullandığını, bu arada müvekkilinin sonradan ... A.Ş.yle birleşen ... A.Ş. ile yaptığı sözleşme nedeniyle bayisine otogaz satış sözleşmesi süresi sonuna kadar otogaz satışına izin verdiğini, ancak sözleşme süresinin dolduğunu, buna rağmen ... A.Ş.nin ve diğer davalının otogaz tesislerini kaldırmadığını ve tabelaları da bulundurmaya devam ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine, otogaz tesisinin kal’ine ve taraflar arasında muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının sözleşme uyarınca süre dolduktan sonra da gaz satışları sebebiyle kar payı almaya devam ettiğini, hatta dava sırasında dahi hesaplarına yatan ve bu satışlardan kendisine düşen kar payını aldığını, bunun da zımni kabul anlamına geldiğini, ayrıca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna göre, davacının bir yerde sadece kendi ürünlerinin satılmasına yönelik olarak yapacağı bir sözleşmenin hükümsüz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davalı ...Ş. temyiz etmiştir.
Davacı yan, intifa hakkı sahibi oldukları taşınmazda bu hakka dayanarak elatmanın önlenmesi isteğinde bulunduğunu ileri sürmekte ise de dayanılan vakıalar doğrultusunda uyuşmazlığın temelini intifa hakkını davacı adına kullanan bayi ve bu bayi ile diğer davalı ...Ş. ile birleşen ... A.Ş.nin yaptığı otogaz satış sözleşmesi ve bu sözleşmeye onay veren çerçeve sözleşmede tanınan sürenin sona erdiği iddiası oluşturmaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacı ...
Ofisi A.Ş.nin 227 ada 3 parsel sayılı taşınmazda intifa hakkı sahibi olduğu ve bu yerde davalı ... ve Ortakları Kollektif Şti.ye bayilik verdiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket, ... ve Ortakları Kollektif Şti.'in de içinde bulunduğu çok sayıda bayisine bu tip tesislerde belli bir süre için otogaz satışı izni vermiştir. Bu arada davacı, davalılardan ... A.Ş. (... A.Ş.) ile otogaz tesisi kurulması ve satış yapılmasına onay verme anlamında bir çerçeve sözleşme imzalamıştır. Bu çerçeve sözleşme 02.01.2001 tarihli olup buna göre, bu sözleşmenin ekindeki bayi listesinde bulunan tesislerde net kardan %15 pay almak şartıyla otogaz satışına izin verilmiştir. Ekli listede yer alan tesislerden birinin de davalılardan ... ve Ortakları Kollektif Şti.ne ait olduğu anlaşılmaktadır. ... ve Ortakları Kollektif Şti. ile ... A.Ş. arasındaki otogaz satış sözleşmesinin 13.06.2000 tarihli ve 5 yıllık olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ayrıca, taraflar arasında çekişme konusu olmayan diğer bir hususta yargılama aşamasında taşınmaz üzerindeki tesislerin kaldırıldığı hususudur. Bu nedenlede mahkemenin davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurmasında bir isabetsizlik yoktur. Çekişme, davalı yanın dava açılmasına sebebiyet verip vermediği, diğer bir anlatımla yargılama giderlerinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği gibi, dava devam ederken dava konusu alacağın ödenmesi, müdahaleye son verilmesi, taşınmaz mülkiyetinin davacıya geçirilmesi gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. Davanın konusuz kalması halinde artık esas hakkında yargılama yapılmasına ve karar verilmesine gerek kalmaz. Ancak mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi, haksız çıkan tarafı da yargılama giderlerinden sorumlu tutması gerekir.
Somut olayda; mahkemece, davacı yanın elatmanın sona erdirildiğini, tesislerin kaldırıldığını bildirmesi üzerine yargılamaya devamla davanın açıldığı tarihte hangi tarafın haksız olduğunu tespit ederek açıklandığı şekilde sonuca gidilmesi gerekirken tesislerin kaldırılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davalı yanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır.