(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10782 E. , 2009/12514 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-K.DAVALI : ...
DAVALI-K.DAVACI : ...
Davacı vekili tarafından, davalı ... aleyhine 17.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat, ... vekili tarafından ... aleyhine 05.06.2009 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı ...'ın tescil talebinin reddine, tazminat davasının kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 05.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı, 01.10.1988 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile davacının maliki olduğu 609 sayılı parselin A harfi ile gösterilen 300 m2 kısmının davalı tarafından kendisine satıldığını, 250 m2’ye karşılık gelen bedeli ödediğini, ancak davalının tapuda ferağ işlemini yapmadığını, 609 sayılı parselin 300m2’sinin tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde Türk Medeni Kanununun 724. maddesi uyarınca aynı yerin kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün bulunmaması halinde ödediği satış bedelinden şimdilik 1 milyar liranın bina bedeli olarak da şimdilik 6 milyar liranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında taşınmaz satış sözleşmesi değil, kira ilişkisi bulunduğunu, davacının kira bedelini ödemede temerrüde düştüğünü, 16.07.1992 tarihinde tahliye için ihtarname gönderdiğini ve hakkında icra takibi yaptığını, davanın reddine, karşı davada ise davacının 609 sayılı parsele kısmen oluşan elatmasının kal suretiyle giderilmesine karar verilmesini savunmuş ve dava etmiştir. ./.. 2009/10782 - 12514 - 2 - Mahkemece, karşı davanın reddine, asıl davadaki diğer istek kalemlerinin reddine, satış bedeli olan 1 milyar lira ile bina bedelinden 6 milyar liranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Davada dayanılan 01.10.1988 başlangıç tarihli ve 10 yıllık kira sözleşmesi ile davacıya boş tarla niteliğinde ancak ileride akaryakıt istasyonu inşaatı ve tesisi yapılarak kullanılmak üzere bir yerin kiralandığı, 1 yıllık kira bedelinin 50.000.00 TL. olarak kararlaştırıldığı, bu sözleşmenin hususi şartlar başlıklı üçüncü maddesinde ise 609 sayılı parselden A harfi ile gösterilen 300 m2 kısmın kiracı davacıya satıldığı, satılan ve aynı zamanda kira sözleşmesinin konusu olan 250 m2’sinin bedelinin davalı ve karşı davacıya ödendiğinin yazıldığı görülmektedir. Davacı bu yer de dahil olmak üzere 608 ve 609 parseller üzerine akaryakıt istasyonu inşaatı ve tesisleri yapmıştır.
Davada dayanılan 01.10.1988 başlangıç tarihli sözleşme kira ve tapulu bir taşınmazın haricen satışına ilişkin karma bir sözleşmedir. Kiralanan kiracıya boş tarla niteliğinde teslim edildiğinden sonradan bu yere akaryakıt istasyonu yapılmış olması kiranın niteliğini değiştirmez. Kira ilişkisi bakımından 01.10.1988 başlangıç tarihli sözleşme adi kiraya ilişkindir. BK. m.248’de yapılan tanımlamaya göre “adi kira, bir akittir ki kiralayan onunla kiracıya ücret mukabilinde bir şeyin kullanılmasını terk etmeyi iltizam eder.” Yasa hükmü uyarınca adi kira sözleşmesi kiralayanın bir şeyin (taşınır veya taşınmaz eşyanın) belli veya belirsiz bir süre kullanılmasını bedeli karşılığında kiracıya devretmeyi taahhüt ettiği sözleşmelerdendir. Gerçekten mahkemece, doğru olarak saptandığı üzere adi kira sözleşmesinin feshi ve kiracının tahliye koşulları gerçekleşmeden kiracının kiralanandaki sözleşmeye dayalı kullanma hakkı bir yana bırakılarak elatmasının önlenmesi istenemez. Diğer taraftan, kiracı da kira sözleşmesi sona ermeden kiralananda yaptığı bina sebebiyle BK. m.413 veya 414. maddeye dayanarak sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince bina bedelinin tahsilini talep edemez. Bu nedenle mahkemenin davanın açıldığı tarihe göre kiracıdan bina bedelinin tahsiline karar vermesi doğru değildir.
Diğer taraftan, Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213. maddeleri hükmü gereğince tapulu bir taşınmazın satışı resmi biçimde yapılacak sözleşmeyle olanaklıdır. Adi yazılı sözleşmeye dayanılarak tapulu taşınmazda mülkiyet isteminde bulunulamaz. Taraflar arasındaki 01.10.1988 başlangıç tarihli kira sözleşmesi adi yazılı düzenlendiğinden mülkiyet naklini talep etmek olanağı yoktur. Geçersiz sözleşme sebebiyle taraflar ancak verdiklerini geri isteyebilir. Sözleşmede bir bedel gösterilmemiş ise de davacıya ./.. 2009/10782 - 12514 - 3 - satışı yapılan 300 m2 yerin 250 m2’sinin bedelinin satıcı tarafından alındığı yazılı olduğundan mahkemece yapılması gereken iş; 01.10.1988 tarihli 609 sayılı parselin satılan ve bedeli alınan 250 m2’sinin o tarihteki değerini bilirkişiye hesaplatmak, bu değeri dava tarihine göre güncelleştirmek ve ancak taleple bağlı kalınarak bu değere hükmetmek olmalıdır. Mahkemece bütün bu yönler bir yana bırakılarak eksik inceleme ve araştırmayla dava kabul edildiğinden karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.