8. Hukuk Dairesi 2022/6021 E. , 2022/7850 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : 3302 Sayılı Kanunla Değişik 2/B Madde Uygulamalarının Yok Hükmünde Sayılması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Orman İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, asıl kararla davacının, ek kararla da davalı Hazinenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Orman İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek karar temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... ili .... ilçesi ... Köyünde 1988 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulamaları sırasında, Örnekköy 172 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Davacı Orman İdaresi vekili, ... ili ...., ilçesi ... Köyünde orman tahdidinin 1939 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılarak kesinleştiğini, bilahare 1974 yılında 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulamaları yapıldığını, ancak itirazlar üzerine yapılan komisyon çalışmaları sonuçlandırılıp ilan edilmediğinden bu çalışmaların geçerlilik kazanmadığını, daha sonra 1988 yılında 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması yapıldığını ve 19.4.1990 tarihinde ilan edildiğini, bu çalışmalar sırasında halen orman niteliği taşıyan yerlerin orman dışına çıkarıldığını, bu hususların müfettiş incelemeleriyle de tespit edildiğini ve 2/B işlemini yapan memurlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma neticesinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, hatalı 2/B işlemlerinin yok hükmünde sayılması için Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/15 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak mahkeme tarafından hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından kararın onandığını, söz konusu onama ilamının içeriğinde, orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak ya da kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu kişiler tarafından yapılan işlemler yok hükmünde sayılacağından, yönetim tarafından herhangi bir süreye bağlı kalınmaksızın işlemlerin iptali için dava açılabilir ise de böyle bir davanın hasımsız görülemeyeceğinin belirtildiğini, ... Köyü’nde 1990 yılında 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2/B uygulamaları yapıldıktan sonra bu köyün, ... ve ....., olarak ikiye ayrıldığını açıklayarak, dava dilekçesinde ayrıntısı belirtilen taşınmazların 2/B çalışmalarının yok hükmünde sayılmasına, taşınmazların vasfının orman olarak düzeltilmesine, tapu kayıtlarına konulan şagil şerhlerinin terkinine karar verilmesi istemiyle dava açmış ve yargılama sırasında dava konusu ... ili Beykoz ilçesi ....., 172 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki dava, ana dosyadan tefrik edilerek yargılama, eldeki dosya üzerinden yürütülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davasının, dava konusu 172 ada 4 nolu parsel orman olduğundan kısmen kabulü ile bu parselin orman olarak tespitine, diğer tüm parseller orman olmadığından, davacının davasının bu parseller yönünden reddine, beyanlar hanesinin aynen bırakılmasına karar verilmiş, hükmün davacı Orman İdaresi ve davalı Hazine vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, davacı Orman İdaresinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Orman İdaresi ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin 24.03.2022 tarih ve 2021/10967 Esas, 2022/2818 Karar sayılı ilamıyla, davalı Hazinenin istinaf taleplerine ilişkin değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle dosyanın tetkiksiz iade edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ek kararla davalı Hazinenin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş ve davalı Hazine tarafından, anılan ek karar temyiz edilmiştir. Dava, 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede; 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince 1939 yılında yapılan orman tahdidi, 19.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ve 21.07.2010 tarihinde ilan edilen 3402 sayılı Kanun'un Ek- 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları bulunmaktadır.
1.Davacı Orman İdaresi vekilinin Beykoz İlçesi Örnekköy 172 ada 1, 2, 3, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca onanmasına karar verilmiştir.
2.Davalı Hazine vekilinin dava konusu 172 ada 4 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 6100 sayılı HMK’ nin 26. maddesi; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez” hükmünü ihtiva etmektedir.
Somut olayda; davacı Orman İdaresinin talebi, Beykoz ilçesi ... Köyünde (sonradan ... ve Örnekköy olarak ikiye ayrılmıştır) 1990 yılında yapılan 2/B çalışmalarının yok hükmünde sayılmasına ilişkin olup, dava konusu yerle ilgili, sonradan eylemli ormana dönüştüğüne ilişkin açıkça bir talebi bulunmadığına göre; Mahkemece, 2/B çalışmalarına yönelik olarak yasal süresinde dava açılmadığı göz önüne alınarak, dava konusu 172 ada 4 parsel yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hukuk yargılamasına hakim olan ilkelerden "taleple bağlılık" ilkesinin ihlal edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.