Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/7592
Karar No
K. 2008/15885
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/7592 E.  ,  2008/15885 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.08.2002 ve 12.04.2004 gününde verilen dilekçeler ile sözleşmeden kaynaklanan alacak, davalı/davacı ... A.Ş. vd. vekili tarafından verilen 15.09.2003 günlü dilekçe ile de menfi tespit istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davaların reddine dair verilen 23.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı/davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 01.04.2008 günü duruşma yapıldıktan sonra görülen eksiklik nedeniyle dosya yerel mahkemesine geri çevrilmişti. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra yeniden Dairemize gönderilmiş olmakla dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı ... Genel Müdürlüğü, dava ve birleştirilen davada sunmuş olduğu 08.08.2002 ve 25.09.2003 tarihli dilekçeleri ile; Manavgat İlçesi, Kızılağaç Köyü hudutlarında bulunan 127.051 m2’lik devlet ormanında 992 yatak kapasiteli turistik tesis kurulup işletilmek üzere 49 yıl süre ile davalı ... A.Ş.ye izin verildiğini, izin kapsamında 29.04.1991 tarihli taahhütnamenin imzalandığını, kapasite artırımı nedeniyle ek 142 yatak için 07.07.1998 tarihinde ikinci taahhütnamenin imzalandığını,

... A.Ş.nin tesisleri hizmete açtıktan sonra işletmeciliğini diğer davalı ... A.Ş.ye kiraya verdiğini, yapılan kiralamaya Bakanlığın 15.09.1995 tarihinde olur verdiğini, düzenlenen taahhütname kapsamında ... A.Ş.nin yıllık kira geliri üzerinden %2,

... A.Ş.nin ise yıllık bilançosunda belirlenen gayrisafi gelir üzerinden %2 gelir payı ödemekle yükümlü olduklarını, bu ödemelerin 992 yatak için 31 Mart tarihine kadar, 142 yatak için ise 30 Eylül tarihine kadar ödeme yapılması gerektiğini, davalılardan Ünal ... A.Ş.nin 1997-2001 yılları arasında eksik ödemede bulunduğunu,

... A.Ş.nin ise satılan hizmet maliyetini düşmek suretiyle belirlenen rakamlar üzerinden ödemede bulunduğunu belirterek 1996-1997-1998-1999-2000 ve birleştirilen davada 2002 yılına ilişkin kira bedellerinin tahsili isteğinde bulunmuştur. Birleştirilen 2003/531 esas sayılı davada ise; davalılar-davacılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. eldeki davalara konu olan istem nedeniyle borçlu olmadıklarını belirterek menfi tespit isteğinde bulunmuşlardır.

Davalılar savunmalarında, 1991 tarihinde düzenlenen taahhütnameden sonra 05.04.1995 tarihinde yayınlanan yönetmeliğin 52. maddesi uyarınca ödemelerin Eylül ayında yapılacağının hükme bağlandığını, aynı yönetmeliğin geçici 1. maddesinde de ödemeler hakkında bu yönetmelik hükümlerinin uygulanacağının belirtilmiş olduğunu, gayrisafi hasılanın belirlenmesinde satıştan iadeler, satış iskontoları, ticari işletme ise satılan malın maliyeti, hizmet işletmesi ise satılan malın hizmet maliyeti çıkarıldıktan sonra geriye kalan değerin anlaşılması gerektiğini, davacının tüm satış hasılatını esas alarak talep ettiği kira bedelinin yerinde olmadığını, gecikme zammına KDV uygulanamayacağını ve Borçlar Kanununun 84. maddesinin de uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, 2002/491 esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 2.562.52 YTL., 1.500,76 YTL. olmak üzere toplam 4.063.28 YTL. gecikme zammının 30.09.1998 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleştirilen 2004/231 esas sayılı davanın ve birleştirilen 2003/531 esas sayılı davaların reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı ... Genel Müdürlüğü temyiz etmiştir.

1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı idarenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.

2.Davalı ... A.Ş. tarafından davacı idareye verilen 29.04.1991 tarihli taahhüt senedinin ikinci sayfasında “…ayrıca tesisin işletmeye açılışını takip eden ikinci takvim yılının başından itibaren izin süresince işletmeye ait gayri safi yıllık gelirin %2’si çalışılan yılı takip eden Mart ayı sonuna kadar her yıl müteşebbisten tahsil olunur…”, 07.07.1998 tarihli taahhütnamenin bedeller başlıklı ikinci maddesinin (d) bendinde ise “gayri safı yıllık gelir payı: yapılan yatırımın işletmeye geçtiği tarihten başlamak üzere izin süresince tahsis olunan ormanlık saha üzerinde kurulan işletmelere ait gayri safi yıllık gelirin %2’si takip eden yılın Eylül ayı sonuna kadar izin sahibinden tahsis edilir…” hükümleri bulunmaktadır. Davadaki davacı idarenin isteminin dayanağı yukarıda yazılan taahhütname hükümleridir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık gayri safi yıllık gelirin hesaplama yönteminden kaynaklandığından eldeki davada öncelikle gayri safi gelirden tanım olarak neyin anlaşılması gerektiği üzerinde durulması gerekecektir. Gerçekten gayri safi gelir taşınır, taşınmaz malların, işletmelerin hak ve hizmetlerden masraf düşülmeden elde edilen gelirleri ifade eder. Nitekim değinilen bu hususa mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 17.03.2003 tarihli raporda da değinilmiştir. Borçlar Kanununun 18. maddesi hükmü gereğince tarafların gerçek iradelerinin de gayri safi gelir sözcüğü ile işletme gelirinin kazanılması için gerekli giderler ile birlikte hesaplanan tutarları amaçladıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemenin hükme dayanak yaptığı bilirkişi raporlarında gelirin kazanılması için işletmede yapılan giderlerin gayri safi hasıla kavramı dışında tutulması taahhütname hükümlerine aykırı olmuştur. Bütün bu açıklamalardan sonra mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda tanımlanan gayri safi hasıla kavramına göre dava konusu dönemler için ödenmesi gereken kira parasının ne olacağını bilirkişilere hesaplatmak, talebi bunun sonucuna uygun değerlendirip hüküm altına almak olmalıdır. Mahkemece, gayri safi hasıla kavramına yanlış anlam verilerek bulunan bilirkişi raporuna bağlı kalınıp kira parası alacağına ilişkin davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2).bent uyarınca BOZULMASINA, 625.00 YTL. Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ... Genel Müdürlüğüne verilmesine, 29.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog