(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/8555
- Karar No
- 2008/9485
- Karar Tarihi
- 17.07.2008
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8555 E. , 2008/9485 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 01.05.2008 gün ve 2008/4960 - 5735 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın sınırındaki 39 parselin bir kısmının da kendisine ait çap kapsamında gösterilmesi gerekirken, davalı tapusu kapsamında gösterildiğini ileri sürerek bu kısmın tapusunun 1 parsele eklenmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde gösterilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Red kararının Dairemizce onanması üzerine davacı isteminin tapu iptali, tescile yönelik olmadığı, orijinal ölçü değerleri ile kadastro tespitinin uyuşmadığı iddiasıyla tersimat hatasının düzeltilmesini istediklerini belirterek karar düzeltme talep etmiştir.
Bir davada olayları anlatmak, tarafların hukuki nitelemeyi yapmaksa mahkemenin görevidir (HUMK.m.76). Eldeki davada da davacının dava dilekçesinde dayandığı vakıalara göre davanın tapu iptali ve tescil olarak nitelendirmesinde de bir usulsüzlük yoktur.
Davacının isteminin 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki iddiasına gelince; 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir…” şeklindedir. Görülüyor ki, taşınmazda tersimat hatasının bulunması halinde bunun düzeltilmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesine göre ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen yapılır. Mahkemeden doğrudan doğruya madde kapsamına giren yanlışlıkların düzeltilmesi istenemez. Yapılan tüm bu açıklamalar karşısında davacının karar düzeltme istemi yerinde değildir, reddedilmelidir.