(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8830 E. , 2008/10177 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı Hazine, adına kayıtlı iken Belediye Encümen kararı ile yola terkin edilerek imar tadilatı sonucu davalı ... adına tescil edilen 782 ada 49 parsel numaralı taşınmazın, 6785 Sayılı Yasanın 31.maddesi gereğince konulan şerh uyarınca mülkiyetinin Hazine'ye ait olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temiz etmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan dairemizin 28.11.2006 tarih ve 2006/11978–14002 Esas, Karar sayılı bozma ilamında özetle “Dava konusu taşınmazın 07.12.1971 tarih 27 sıra numarası ile Hazine mülkü iken, sonradan Bakanlar Kurulunun onayından da geçtiği anlaşılan Uşak Belediyesi Encümeninin 17.10.1979 gün 1882 sayılı kararı ile yola terk edilmek kaydıyla Belediye adına tescil edildiği ve bu tescil ile 782 ada 49 parsel numarasını aldığı, hazinece dava açılırken bu kaydın hukuki varlığını koruduğu belirtilerek tapu iptali tescil isteminde bulunulduğu, oysa bu taşınmazın mevcut ada ve parsel numarası ile varlığını korumadığı Uşak Belediyesi tarafından imar uygulamasına alınarak 3788 ada 18 parsel numaralı taşınmaz içine katıldığı, Belediye tarafından yapılan imara ilişkin işlemler ve Tapu Sicil Müdürlüğünün 29.04.2005 tarih 11/2 nolu yazılarıyla anlaşıldığı halde, yargılama sırasınd yapılan keşif sonrası düzenlenen Fen Bilirkişisi raporunda 782 ada 49 parsel numaralı yoldan ihdas bu yerin imar uygulaması sırasında 3976 ada 1 parsel numaralı taşınmaz olduğu ve 3788 ada 18 parsel ile aynı zeminde bulunmadığı belirtilmiştir.
Fen bilirkişisi tarafından tespit edilen bu durumun getirtilen tapu sicil kayıtları arasında yer almadığı, Tapu sicil kayıtlarındaki bu eksiklik giderildikten sonra dava konusu parselin hukuki işleme tabi son durumu belirlenerek hüküm kurulması gerektiği” belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece sadece tapu kayıtları getirtilmekle yetinilmiş, dava konusu parselin hukuki işleme tabi son durumu belirlenmeden ve yukarıda anlatılan çelişki giderilmeden, 782 ada 49 parselin hükmünü koruduğu varsayılarak kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
4.2.1959 tarih 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca bozma kararına mahkemenin uyması taraflardan biri lehine usuli kazanılmış hak meydana getireceğinden bu hakkın ne mahkeme ne de temyiz mahkemesi tarafından ihlal edilmesi mümkün değildir. O yüzden mahkemece bozmaya uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmeksizin davanın kabul edilmesi yasaya ve anılan İçtihadı Birleştirme kararına aykırı olmuştur. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.