(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/9200
- Karar No
- 2008/10502
- Karar Tarihi
- 22.09.2008
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9200 E. , 2008/10502 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.01.2007 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı, 25.01.2007 günlü dava dilekçesi ile; 4 parsel maliki olan davalının evine yaptığı çatıyı, kendisinin 5 parseldeki evinin duvarına dayandırdığını, ayrıca bu çatının 5 parseldeki evinin pencerelerinin ışık almasını engellediğini iddia ederek nizalı çatının yıkılarak eski hale getirilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davayı kabul etmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Medeni Kanunun 683 maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. maddesi “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşuların etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır.” hükmü ile de malike, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek, yasal kısıtlamalardan birisini düzenlemiştir.
Taşkınlıktan amaç ise, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin düzenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gereklidir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hakim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır. Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım halinin saptanması halinde ise, mahkemece, kurulacak hükümde, zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi zorunludur. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacının 5, davalının 4 parsel sayılı taşınmazları ile dava dışı 3 parsel sayılı taşınmazlar içinde bulunan binaların bitişik olduğu, komşu parsellerden gelen kar ve ... sularının davalının 4 parseldeki binasının zemin katına aktığı ve davalının dava konusu çatıyı bu nedenle yaptığı dosyadaki bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Ayrıca dava konusu çatının, davacı evinin bu yöne bakan pencerelerinde önemli olmayan miktarda ışık azalmasına neden olduğu da aynı raporlarda belirtilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/5 esas nolu tesbit dosyasında inşaat mühendisi bilirkişi, davalının binasını ... ve kardan korumak için teras çatı yapmasında herhangi bir engel bulunmadığını, ancak yapılacak teras çatının diğer yan parselde bulunan binaların aydınlatmasını engellediği için ön cephesinin tamamen açık, yan cephelerinin şeffaf cam ile yapılmasının uygun olacağına dair rapor vermiştir.
1.Eldeki dosyada yapılan keşiflerde, -çatının davacı binasının duvarlarına dayandırıldığı- iddiası nazara alınarak davalının yaptığı çatının davacının 5 nolu parseline maddi bir tecavüzü bulunup bulunmadığı,
2.Tamamlanmış bulunan dava konusu çatının, tesbit dosyasındaki bilirkişi raporuna tamamen uygun biçimde yapılıp yapılmadığı,
3.Çatının tesbit raporuna uygun şekilde yapılmış olması veya olmaması durumunda davacı pencerelerindeki mevcut ışık azalmasının Türk Medeni Kanunu'nun 737. madde kapsamında komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşıp aşmadığı kesin biçimde saptanmış değildir.
Mahkemece, mahallinde keşif yapılarak sayılan tüm bu hususlar gözönünde bulundurularak davalının çatısının davacının 5 parsel numaralı taşınmazına fiili bir müdahalesinin bulunup bulunmadığı, komşuluk hukuku yönünden ise, davacı pencerelerinde meydana gelen ışık azalmasının tahammül sınırları dahilinde olup olmadığı, tahammül hudutlarını aşan bir ışık azalmasının varlığı saptandığı takdirde taraflar arasında denkleştirmeye yönelik haklar da göz önünde bulundurulmak suretiyle zararın ne şekilde giderileceğine dair bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.