(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4404 E. , 2006/10477 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yaptıkları sözlü avukatlık sözleşmesi gereğince davalının vekil olarak davaları takip ettiğini, ancak ücretinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 YTL.nın ıslahla 3.038.60 YTl. artırarak, bu miktarın faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir. Davalı, davacının takip ettiği işlerin ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Mahkemece verilen kısa kararda faize hükmedilmediği halde gerekçeli kararda faize hükmedilmesi ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK.nun 382-388 ve 389 maddeleri gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan ... ilkesini zedeler. Bu durumda 10.4.1992 ... ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında da benimsendiği gibi, mahkemece kısa karar ile bağlı kalmaksızın ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerekir.
2.Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.