(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10039 E. , 2008/10975 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.09.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan M.... Derinkök vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil, ifa olanağı görülmezse ikinci kademedeki istek tazminat taleplerine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi hükmünce yapılan satış vaadi sözleşmesine dayanılarak mülkiyet aktarımı istenemeyeceğinden, açılan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı ve davalılar ... vekili temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Davada biçimine uygun düzenlenen 12.05.2004 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Sözleşmenin ifa olanağı bulunduğu sürece vaad borçlusu olan kişiden ifa isteminde bulunulabilir. Ancak ifanın olanaklı bulunmaması durumunda aynen ifa yerine tazminat da istenebilir. Bu tazminata doktrinde ve uygulamada akdi tazminat denilmektedir. Akdi tazminatın dayanağı ise Borçlar Kanununun 96. maddesidir. Gerçekten anılan hüküm uyarınca alacaklı hakkını kısmen veya tamamen elde edemezse borçlu kendisine hiçbir kusurun isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan kaynaklanan alacaklı zararını tazmin ile mükelleftir. Davacı, 12.11.2006 tarihli dilekçesinde; tazminat talebinde bulunmuş ve bunun nedenlerini de açıklamıştır. Mahkemece, davacının bu istemi değerlendirilerek olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması yerine tazminat talebinin dahi reddi açıklanan nedenle doğru değildir. Hüküm, bu sebeple davacı yararına bozulmalıdır.
3.HUMK.nun 417. maddesi uyarınca anılan yasanın 423. maddesinde yargılama giderleri olarak beyan edilen masrafın aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Eldeki davada davacı tarafından açılan dava reddedildiğine, davalılardan M.... Derinkökde kendisini vekil ile temsil ettirdiğine göre, davalı yararına avukatlık ücreti takdir ve tahsil edilmemesi yasanın öngörülen kurallarına uygun düşmemiştir. Kabul şekline göre de hükmün, davalı ... yararına bozulması gerekir.