Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Mahkememizde görülen davanın ve birleşen davaların yapılan açık yargılaması sonucunda; İDDİA ; 2014/370 Esas sayılı asıl davada davacı ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında 22/05/2007 tarihinde “... Hafif Raylı Sistem 3. Aşama 1. Kısım ...-Hastane Merkez Arası Yapım İşi” sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme ile yapılması kararlaştırılan işin “... Hastanesi önünde bulunan Metro istasyonu uç noktasından başlayarak yaklaşık toplam 1.366 metre aç-kapa tünel, 774 metre U kesit, 762 metre delme tünel ile km 14+415,60 ... merkezde sona eren güzergahın yapımı” işi olduğunu, sözleşme kapsamındaki işlerin büyük kısmının anahtar teslimi götürü bedelli işler olduğunu, kalan kısmının ise birim fiyatlı işlerden olduğunu, işin yapımı sırasında 762 metre delme tünel uygulama projesinin gerçekleştirilme aşamasına gelindiğinde bu projenin koşulları ve zemin üstündeki binaların yapısal durumları nedeniyle projenin uygulanabilirliğinin olmadığının ortaya çıktığını, müvekkilinin 9 Eylül Ünv. Müh. Fakültesi Maden Bölümü'nden uygulanabilirlik çalışmasını istediğini, verilen rapora karşı davalının itiraz ettiğini, ODTÜ’den delme tünel inşası ön ve nihai destekleme projeleri, hesap raporları ve teknik dokümanlar gözden geçirtilerek bu üniversitenin onaylaması ile yeniden delme tünel uygulama projesinin yaptırıldığını, sözleşme eki ve doküman olarak verilen uygulama projesinin amacına uygun yeterli teknik inceleme ve araştırma yapılmaksızın hazırlandığının ve çeşitli eksikliklerle işin ihale edildiğinin anlaşıldığını, mevcut sözleşme projeleri ile “tünelin güvenli bir şekilde açılamayacağı, zemindeki ve zemin üstü yapılarındaki oturmaların ve deformasyonların kabul edilebilir değerleri aştığı ve çevre yapılara zarar verebileceği” hususlarının belirlendiğini, düzenlenen raporlarda da bu hususların ortaya konduğunu, davalının ihale aşamasında kusurlu davranarak gerekli zemin etütlerini gereği gibi yapmadığını, mevcut zemin ve zemin üstü yapıları dikkate almadan proje yaparak yasaya aykırı hareket ettiğini, davalının bilgisi ve onayı dahilinde yeni bir tünel projesinin çizilmesi gerektiğinin anlaşılması üzerine müvekkilinin yeni bir tünel projesi çizdiğini, dolayısıyla davalının bu iş karşılığında bedel ödeme borcunun da miktar yönünden değiştiğini, sözleşmenin “ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 28. maddesinde bu hususun düzenlendiğini, işin tasfiyesinin gerektiğini, işin bu şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda artış yapılmaksızın hesabın genel hükümlere göre tasfiye edileceğini, yeni proje ile ilgili keşif bedelinin işin tasfiyesini gerektiren % 10’luk sınırın çok üstünde olduğunu, delme tünel projesi dışında kalan diğer işlerde davalı tarafından yapılan artışların sözleşme bedelinin % 5,28’i oranında bir artışın davalının tasarrufuyla gerçekleştiğini, bu durumun davalının cevabi yazılarında açıkça ortaya konduğunu, bugüne kadar sözleşmenin tasfiyesine ilişkin sürecin davalı tarafından başlatılmadığını, davalının “bir kısım hesap hatalarının olduğunu” ileri sürerek projeye onay vermediğini, onaylanıp müvekkiline teslim edilmeyen yeni delme tünel projesinin davalı tarafından 2008 yılında tüm projeyi onaylaması gereken daire başkanları, müdürleri, müşavir firma yetkilileri tarafından onaylanarak davalı tarafından Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verildiğini, davalının bu eyleminin yani projenin bir örneğinin resmi bir kuruma onaylı şekilde davalı tarafından verilmesinin projenin onayını engelleyen bir durumun olmadığını ortaya koyduğunu, ihale aşamasında mevcut projenin yapımı için çıkarılan keşif bedelinin 12.852.030,77 TL olduğunu, yeni projenin uygulanması halinde ise çıkan keşif tutarının 35.401.713,08 TL olduğunu, ortaya çıkan bu artışın sözleşme bedelinin en az yaklaşık % 35,32’i oranında olduğunu, bu durumda sözleşmenin tasfiyesinin gerektiğini, müvekkilinin son olarak 25/06/2009 tarihli yazısı ile tasfiye isteğinde bulunduğunu ancak davalının 08/07/2009 tarihli yazı ile isteği reddettiğini, 13/07/2009 tarihli idare yazısı ile sözleşmenin feshi konusunda 20 gün süre verildiğini, gerekçe olarak “müvekkilinin iş programının gerisinde kalması ve verilen süreye uyulmamasının" gösterildiğini, davalının bu tutumunun kötü niyetli olduğunu, davalının sözleşmeyi feshetme amacında olduğunu, davalı tarafından müvekkiline işin başında verilen avans teminatının nakde çevrildiğini belirterek, sözleşme konusu işin imalatı sırasında oluşan bir kısım iş artışları nedeniyle sözleşme hükümleri çerçevesinde tasfiye durumunun oluştuğunun tespiti ile işin tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
02.12.2022 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4735 sayılı Kanun 4735 sayılı Kamu İhalesi Sözleşmeleri Kanunu 1232 sayılı yazı ile; eksik imalatların 20 gün içerisinde giderilmediğini, aksi durumda Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin fesih ve tasfiye durumları ile ilgili 48. maddesi, 4735 sayılı Kanunu K4735 md.28 K4735 md.22 HMK md.65 HMK md.181 K1232 md.48 K1086 md.287 K4735 md.20