(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/10036
- Karar No
- 2009/11170
- Karar Tarihi
- 19.10.2009
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10036 E. , 2009/11170 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 25.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde 191 Ada 22 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, ancak murisi adına tescil edildiğini, kaydın düzeltilmesini istemiş, 8.7.2009 tarihli duruşmadaki beyanıyla ise dava dilekçesini tavzih ettiğini, tapu kaydında “1927 doğumlu ...” olarak yazan kaydın “1978 doğumlu ...” şeklinde düzeltilmesini istediğini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Tapuda isim düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Dosya içinde bulunan kadastro tespit tutanaklarının incelenmesinde 2006 yılında yapılan kadastro tespitinin senetsiz, 20 yılı aşkın zilyetliğe dayalı olarak yapıldığı ve TC vatandaşlık numarası da yazılmak suretiyle “1927 doğumlu ...” adına tespit edildiği görülmektedir.1978 doğumlu olan davacının 2006 yılı itibariyle 20 yılı aşkın zilyetliği olması yaşı itibariyle mümkün olmadığı gibi vatandaşlık numarası da yazılmak suretiyle yapılan tespitin tapuda isim düzeltilmesi davası ile malikinin değiştirilmesi mümkün olmayıp, hak sahibi olduğu iddiası ile davacı ancak tapu malikinin mirasçılarına tapu iptali tescil davası açabilir. Davanın açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken aksine bazı görüş ve düşüncelerle istemin hüküm altına alınması doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.