(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7828 E. , 2009/11255 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.03.2005 ve 10.03.2008 gününde verilen dilekçeler ile müdahalenin men'i - kal, olmadığı takdirde asgari levazım bedeli karşılığı yapının davacı adına aidiyeti, birleşen dosyada temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; temliken tescil davasının reddine, asgari levazım bedeli karşılığında yapının davacıya aidiyetine dair verilen 23.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi temliken tescil davası davacısı tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.10.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-k.davacı ... bizzat geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 20.10.2009 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY YAZISI 17 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı ... , davalı ...’un bu parsel üzerine bina inşa ettiğini, hukuka aykırı yapılan bu yapının kal suretiyle müdahalesinin önlenmesini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı ve davalı ..., 14 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, hata ile bu parsel yerine 17 parsel üzerine kaydın diğer maliki ile birlikte bina yaptığını, bina değerinin zemin değerinden fazla olduğunu, Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde hükme bağlanan temliken tescil koşullarının gerçekleştiğini, mevcut yapı sebebiyle 17 parselin adına tescilini talep etmiştir.
Birleştirilen mahkemenin 2008/61 Esasında kayıtlı dava dosyasında davacı ... , 2005/66 Esasta kayıtlı davada ileri sürdüğü talepleri yenilemiştir.
Mahkemece, 2005/66 sayılı davanın açılmamış sayılmasına, yapı maliki ... tarafından açılan davanın reddine, birleştirilen 2008/61 esasta kayıtlı davanın kısmen kabul edilerek yıkım fahiş zarar doğurduğundan men'i müdahale ve kal taleplerinin reddine, bina değeri olarak depo edilen 11.315 liranın yapı sahibine ödenmesi koşulu ile 17 parsel üzerindeki binanın davacı ve davalı ... ’a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hükmü, yapı sahibi davacı ve davalı ... temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 17 parsel sayılı taşınmazın tapuda 1/2’şer pay olarak davacı ve davalı ... ve ... adına, 14 parsel sayılı olan taşınmazın ise tapuda davalı ve davacı ... ile dava dışı ... adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Kısaca, her iki parselde tapuda paylı mülkiyet rejimine tabi olarak davanın tarafları dışındaki başkaca kişiler adına da kayıtlıdır. Her ne kadar 01.10.2007 tarihli sözleşmeyle 17 parselin kayıt malikleri kullanma taksim sözleşmesi yaparak 17 parseli iki ayrı parçaya ifraz etmişler ise de bu sözleşme sonuç olarak taşınmazın malikleri arasında nasıl kullanılacağını gösterdiğinden ve ifraz tapuda yapılmadığından 17 parselin 1/2 pay malikinin mülkiyet hakkını etkilemez. Başka bir deyişle, Türk Medeni Kanununun 718. maddesine göre dava dışı ...’ünde arz maliki olması sebebiyle üzerindeki binada kanundan doğan hakkı bulunmaktadır. 17 parsel üzerindeki bina zeminden ayrı düşünülemeyeceğinden gerek mülkiyet hakkına dayalı men’i müdahale ve kal, gerekse yapı bedelinin ödenmesi suretiyle temellük istemlerinin her iki malik tarafından ileri sürülmesi zorunludur. 17 parsel maliki ...’ün taraf olması sağlanmaksızın üzerindeki binanın sadece maliklerden birine ait olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, birleşen davanın davacısı ..., 17 parsel üzerindeki binayı 14 parselin davada taraf olmayan diğer maliki ... ile birlikte yaptığını belirttiğinden aynı şekilde bina üzerinde ...’ın hakkı olduğu da kabul edilmelidir. Dolayısıyla, ...’da davada taraf durumunu almadan maliki olduğu anlaşılan bina hakkında karar kurulamaz. Bütün bunlara göre, kayıt maliklerinden ... ve bina maliki ... taraf durumunu almadıklarından gerek asıl, gerek birleştirilen davanın yokluklarında çözümü HUMK.nun 73. maddesine aykırıdır. Çekişmenin esası ise anılan kişilerin taraf olmaları sağlandıktan sonra ve onların huzuru ile incelenebilir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yerel mahkeme kararının öncelikle bu sebeplerle bozulması gerekirken taraf teşkili tamammış gibi işin esasının incelenerek kararın onanmasına dair oluşan çoğunluk görüşüne de açıkladığım nedenlerle katılmıyorum.