Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/7814
Karar No
K. 2009/11257
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2009/7814 E.  ,  2009/11257 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.09.1998 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin meni-kal, birleşen dosyada 31.12.2004 günlü dilekçeyle tapu iptali-mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; dava ve birleşen davanın reddine dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.10.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ile karşı taraftan davalı Hazine vekili Av.... ve ... Belediye Başkanı geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, mera olduğu öne sürülen 28 parsel sayılı taşınmaza gerçek kişi davalıların elatmalarının önlenmesi istemiyle açılmıştır. Birleşen davada ise, 28 sayılı parselin mera olmasından ötürü Hazine adına olan kaydın iptali ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılması istenmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, mera olduğu saptanan taşınmaza gerçek kişilerin elatmalarının önlenmesine, üzerindeki bağ evinin kal’ine, 28 sayılı parselin kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalı Hazine, davalı ... ve müdahil davalı ... ... temyiz etmiş, karar Dairemizin 06.03.2007 tarihli ilamıyla ve ilamda açıklanan sebeplerle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Hükmü, asıl ve birleşen davaların davacısı temyiz etmiştir.

07.03.1967 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 591.666 m2 yüzölçümündeki 99 ada 28 parsel sayılı taşınmaz çalılık niteliğiyle Hazine adına tespit ve 10.07.1967 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Eldeki davanın 16.09.1998 tarihinde açıldığı görülmektedir.

Dairemizin 06.03.2007 tarihli bozma kararından sonra, 25.02.2009 tarihinde kabul edilerek 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi 3.fıkrasına ekleme yapılmıştır. Anılan hüküm, “bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” şeklindedir. Diğer taraftan, 5841 Sayılı Kanununun 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Kadastro Kanununa geçici 10. madde eklenmiştir. Bu madde ise “bu kanunun 12. maddesinin 3.fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır” kuralını getirmiştir. Anılan hükümler gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği 10.07.1967 tarihi ile davanın açıldığı 16.09.1998 tarihi arasında Kadastro Kanununun değişik 12. maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Yasada yapılan değişiklik usuli kazanılmış hak kuralının istisnasını teşkil ettiği gibi 5841 sayılı Yasanın 3.maddesinde açıkça yasanın daha önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış davalarda dahi uygulanacağı hükmüne yer verildiğinden, davanın hak düşürücü sürenin varlığı sebebiyle reddi gerekir.

Dava, her ne kadar değişik bazı sebeplerle reddolunmuş ise de hüküm sonuçta davanın reddine ilişkin bulunduğundan karar gerekçesi yukarıda yazılı olduğu şekilde değiştirilerek asıl ve birleşen davaların davacısının bütün temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın HUMK.nun 438/son maddesince gerekçesi DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 625,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Hazine’ye verilmesine, 20.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog