(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11 E. , 2009/4587 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.09.2003 gününde verilen dilekçe ile sözleşmeden kaynaklanan alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı ... İnş. A.Ş. yönünden kısmen kabulüne, ... Tur.Yat. Ve İşl. A.Ş. aleyline açılan davanın reddine dair verilen 04.11.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... İnş. A.Ş. Vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı, ... ilçesi ... köyü sınırlarında kalan 127.051 m2’lik Devlet Orman alanında 992 ... kapasiteli turistik tesis yapılması amacıyla ... ... A.Ş.’ye 49 yıllığına izin verildiğini, ...
... A.Ş.’nin 29.04.1991 tarihli taahhütnameyi imzaladığını, yine aynı yerde 142 ... ilavesi için de ...
... A.Ş.’den 07.07.1998 tarihli taahhütnamenin alındığını, tesislerin ... ... A.Ş. tarafından ... Tur. Yat. A.Ş.’ye kiraya verildiğini, taahhütname hükümlerine göre ...
... A.Ş.’nin yıllık kira geliri üzerinden ... A.Ş.’nin de yıllık bilançosuna göre gayrisafi gelirin %2 payını idareye ödeme yükümlülükleri bulunduğunu, 992 ... için ödemenin Mart ayı sonunda, 142 ... için ise Eylül ayı sonunda yapılması gerektiğini, davalıların ödemelerini Eylül ayı sonunda yaptıkları gibi gayrisafi geliri hesaplarken de satılan hizmet maliyetini düşürdüklerini ileri sürerek, 992 ... için gayrisafi gelirin %2’sine karşılık ödenmesi gereken miktarın 153.693.747.000 TL olduğunu, ayrıca 992 ... kira gelirinden kaynaklanan %2 payın da Eylül ayında ödenmesi nedeniyle 2.989.856.000 TL gecikme zammı alınması gerektiğini belirterek Eylül ayında yapılan ödemenin mahsubundan sonra 106.637.524.000 TL idare alacağının KDV’si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...
... A.Ş.’den de 2.989.856.000 TL kira bedeli gelir payı gecikme zammının KDV’si ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, 05 Nisan 1995 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %2 gelir payı ödemesinin Eylül ayı sonunda yapılması gerektiği kabul edildiğini, kendilerinin ödemelerini yaptıklarını, gayrisafi gelirden maliyetin düşmesinin muhasebe sistemine uygun olduğunu, ayrıca %2 gelir payının hesabında sadece ...
... A.Ş.’nin ... A.Ş.’den aldığı kira bedelinin esas alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, taahhütname ve yönetmelik hükümlerine göre ...
... A.Ş.’nin kira geliri ve gayrisafi işletme gelirinin %2’sinden sorumlu olduğu,
... A.Ş.’nin taahhütname imzalamaması nedeniyle davacı idareye doğrudan sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilerek ... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, ... ... A.Ş. aleyhine açılan davanın da gayrisafi gelir hesabından bir usulsüzlük bulunmadığı ancak 992 ... kapasiteli işletme için alınan 29.04.1991 tarihli taahhütname gereğince ödemelerin Mart ayında yapılması gerektiği, buna göre 992 yatağın %2 gayrisafi gelir payından geç ödeme nedeniyle 5 aylık gecikme zammı 19.556.774.000 TL’nin ve aynı ... kapasitesi için ... A.Ş.’den alınan kira bedelinin de 5 aylık gecikme zammı 2.518.545.000 TL’nin KDV’si ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davacı ve davalılardan ... ... A.Ş. temyiz etmiştir. Davadaki istem, davalıların kiralama işlemi sebebiyle ödemeleri gereken alacakları ile geç ödemeden kaynaklanan gecikme zammı alacağı ve KDV alacaklarından ibaret olup, 2001 yılı alacaklarına ilişkindir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Taraflar arasındaki ... uyuşmazlık gayrisafi yıllık gelirin hesaplama yönteminden kaynaklandığından, eldeki davada öncelikle gayrisafi gelirden tanım olarak neyin anlaşılması gerektiği üzerinde durulması gerekecektir. Gerçekten gayrisafi gelir taşınır, taşınmaz malların, işletmelerin hak ve hizmetlerden masraf düşülmeden elde edilen gelirleri ifade eder. Borçlar Kanununun 18. maddesi hükmü gereğince tarafların ... iradelerinin de gayri safi gelir sözcüğü ile işletme gelirinin kazanılması için gerekli giderler ile birlikte hesaplanan tutarları amaçladıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemenin hükme dayanak yaptığı bilirkişi raporlarında gelirin kazanılması için işletmede yapılan giderlerin gayri safi hasıla kavramı dışında tutulması taahhütname hükümlerine aykırı olmuştur.
3.Yukarıda sözü edildiği üzere, alacak kalemleri 2001 yılı dönemine aittir. 6831 sayılı Orman Kanununun 16, 17, 18 ve 115.Maddeleri Gereğince Yapılacak Arazi Tahsisleri ve Verilecek İzinlere Ait 07.02.1988 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Yönetmeliğin 49/b maddesinde “Tesisin işletmeye açılışını takip eden ikinci takvim yılının başından itibaren izin süresince işletmeye ait gayrisafi yıllık gelirin %2’si en geç ertesi yılın Mart ayı sonuna kadar bu maddenin (a) fıkrasında belirtilen bedele ilave olarak müteşebbisten tahsil edilir” hükmü bulunmakta iken, bu hüküm 05.04.1995 günlü Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkındaki Yönetmeliğin 52/4.maddesinde “izin süresince yapılan yatırımın işletmeye geçtiği tarihten başlamak üzere tahsis olunan arazi üzerinde kurulan işletmelere ait gayrisafi yıllık gelirin %2’si takip eden yılın Eylül ayı sonuna kadar izin sahibinden tahsil edilir” şeklinde değiştirilmiştir. Bu son yönetmeliğin 71.maddesiyle de 07.02.1988 tarih ve 19718 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan önceki yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Görülüyor ki, davalı idarenin davacıdan yürürlükten kaldırılan yönetmelik hükümlerine dayanarak ödemeleri Eylül ayı yerine Mart ayı sonunda talep yetkisi bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda 1.bentte tanımlanan gayrisafi hasıla kavramına göre çekişme konusu dönem için ödenmesi gereken kira parasını bilirkişilere hesaplatmak, talebi bunun sonucuna uygun değerlendirip hüküm altına almak, Eylül ayındaki ödeme nedeniyle gecikme iddiasına dayalı davacı istemini reddetmek olmalıdır. Tüm bu yönlerin gözetilmemesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.