Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/10405
Karar No
K. 2009/11472
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2009/10405 E.  ,  2009/11472 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 04.12.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıt tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, maliki olduğu 1203 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında baba adının “...” yazılı olmasına rağmen nüfus kaydında “...” olarak yazdığını belirterek baba adının nüfus kaydına göre düzeltilmesi istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.

Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın dosyaya celbedilen tapulama tutanağının incelenmesinde; tapu kaydına rastlanmayan taşınmazın 1937 tarih 329 tahrir sıra no'lu vergi kaydı ile ..., ... adlarına kayıtlı olup halen de ... kızı ...'ın annesinden intikalen ve taksimen 20 yılı aşkın bir süreden beri malı olması nedeniyle 1330 doğumlu ... kızı ... adına 15.05.1986 tarihinde tespit, 20.01.1987 tarihinde de tescil edildiği anlaşılmaktadır. Kayıt maliki olduğunu iddia eden davacının nüfus kaydının incelenmesinde ise ...'in kızlık soyadının “...” olduğu ilk evliliği ile “...”, ikinci evliliği ile de “...” soyadını aldığı, ... ve ... kızı 1944 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır. Kayıt maliki 1330 (1914) doğumlu olmasına rağmen davacı 1944 doğumludur. Nüfus müdürlüğünden önce “... kızı ...'un kaydı bulunup bulunmadığı sorulmuş,daha sonra “... kızı ...'un kaydının bulunup bulunmadığı sorulmuştur. Tapu maliki “... kızı 1330(1914)doğumlu ...'ın kaydı sorulmamıştır. Zabıta araştırması da yeterli değildir. Kadastro çalışmaları yakın tarihte yapılmasına rağmen tespit bilirkişilerinin hayatta olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.

O halde mahkemece, öncelikle tespit bilirkişilerinin hayatta olup olmadığı araştırılmalı, hayatta olanlar var ise gerekirse dava konusu taşınmaz başında tanık sıfatıyla dinlenmeli, nüfus müdürlüğünden tapu kayıt malikinin kimlik bilgileri doğru şekilde yazılarak kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmeli ve ayrıca, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.