1. Ceza Dairesi 2022/8934 E. , 2022/8448 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
O yer Cumhuriyet savcısının, kanunî süresi içinde 19.03.2021 tarihinde sanık aleyhine öne sürdüğü temyiz isteğinden, 23.06.2022 tarihli dilekçe ile vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/144 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/144 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/8097 Esas, 2020/8409 Karar sayılı ilâmıyla; "1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.11.2018 tarihli, 2018/17-339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm tarihinde Çorum Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi de bulunmayan sanık, hüküm duruşmasına getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P.
81.kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,
2.Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesinde görevli KBB ve Plastik Cerrahi uzmanlarınca müştereken tanzim olunan 11/02/2015 tarihli adli muayene raporunda, yüzde sabit iz ya da yüzün sürekli değişikliği açısından 6 ay sonra değerlendirme yapılmasının uygun olduğunun belirtilmekle, katılanın, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, özellikle söz konusu yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığı da belirlenmek suretiyle, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması," Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3.Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/249 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; hükmün sanık lehine bozulması isteğinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde sanığın ikametinde bulunan taraflar arasında bilinmeyen bir nedenle çıkan tartışma neticesinde sanığın, katılanın yüzüne yumrukla vurarak nazal dorsumda hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derece olan kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2.Sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Katılanın aşamalarda değişmeyen, istikrarlı anlatımları bulunmaktadır.
4.Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
a)KDZ. Ereğli Devlet Hastanesi Acil Polikliniği tarafından düzenlenen 08.02.2015 tarihli; "Alkol yok, sol gözde şişlik ve kızarıklık mevcut olduğu, burunda fraktür mevcut olduğu, hayatı tehlikesi yoktur, geçici hekim raporudur, kati hekim raporu KBB ve Plastik cerrahi uzmanınca verilecektir."
b)KDZ. Ereğli Devlet Hastanesi Plastik Cerrahi ve Kulak Burun Boğaz uzmanları tarafından düzenlenen 10.02.2015 tarihli; aa) Plastik Cerrahi Polikliniği; "Şahsın yapılan muayenesinde 08/02/2015 tarihinde darp edildiği ifadesi ile dış merkez ve hastanemiz acil serviste ilk müdahalesi yapılan hasta, 10/02/2015 tarihinde polikinliğimize başvurdu yapılan fizik muayenesinde; sol periorbital ödem ve ekimoz mevcut. nazal kreepitasyon alınıyor, diplopi yok. yüz muayenesinde başka bir patolojik bulguya rastlanmadı. BT'de nazal parçalı dorsal fraktür mevcut.
1.Basit tıbbı müdahale ile giderilemez.
2.Duyularında veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olmaz konuşmasına sürekli zorluğa neden olmaz.
3.Yüzde sabit iz 6 aydan önce değerlendirilemez.
4.Yaşamını tehlikeye sokan bir durum oluşmamıştır.
5.İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olmamıştır.
6.Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine yol açmaz.
7.Konuşma yada çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması etkilenmemiştir.
8.Yüzde sürekli değişiklik 6 aydan önce değerlendirilemez.
9.Nazal dorsumda parçalı fraktür dışında kemik fraktürüne rastlanmamıştır. Eylül 2005'te yayımlanan ve 19/12/2006'da güncelenen Yeni Türk Ceza Kanununda tanımlanan yaralama suçların Adli Tıp açısından değerlendirmesi ve adli rapor tanzimi için rehbere göre hayatı tehlike yaratmayan yaralanmadır, kırığın hayatı fonksiyonlara etkisi 2 (iki) olarak değerlendirildi." bb) Kulak Burun ve Boğaz Polikliniği; "KBB polikliniğinde 10.01.2015/2474 prot. No ile şahsın yapılan muayenesinde, hastanın burun sırtında parçalı fraktürü mevcut olup, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi 2'dir. Basit tıbbi müdahale ile düzelmez. Yüzünde sabit ize veya sürekli değişikliğe neden olup olmayacağına 6 ay sonra karar verilebilir. hayati tehlikesi yoktur."
c)Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü 17.11.2020 tarihli; "Yüz sınırları içerisinde tıbbi belgelerde tarif edilen yaralanmanın (burun kemiğinde kırığın), iyi aydınlatılmış bir ortamda, insanlar arası sözel diyalog mesafesinden (1-2 metre) ilk bakışta belirgin bir şekilde fark edilmemesi nedeni ile yüz sınırları içerisindeki lezyonun sabit iz niteliğinde olmadığı," Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
5.Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ortamından temin olunarak incelenmiştir.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Cumhuriyet savcısının, kanunî süresi içinde sanık aleyhine öne sürdüğü temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği dava dosyasının, Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1.Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile katılan beyanlarını destekler mahiyetteki Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen adlî muayene raporları karşısında sanığın eylemi sübuta ermekle, Mahkemece dava dosyasının tekemmül ettirilmesi neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu, Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde lehe hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirildiği ve sanığın, tekerrüre esas olmasa da adlî sicil kaydında bulunan eski mahkûmiyetleri nedeniyle olumlu kanaat edinilemediğinden bahisle lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/249 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2022 tarihinde karar verildi.