(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8688 E. , 2008/10592 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.09.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 12.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalının köy boşluğuna ahır inşa etmek suretiyle yaptığı müdahalenin men'ini ve ahırın kal'ini istemiş, davalı ahırı mecbur kaldığı için yaptığını savunmuştur.
Mahkemece, fen bilirkişilerin 10.12.2007 tarihli krokilerinde; Köy Tüzel Kişiliği adına kayıtlı 531 parsel numaralı harman yeri vasıflı taşınmazda kaldığı saptanan "A" harfli 86,50 m2'lik kısma yönelik talebin, davacı idarenin dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle reddine, yol boşluğunda kaldığı belirtilen 75,34 m2'lik yere elatmasının önlenmesine ve bu kısımdaki yapının kal'ine karar verilmiştir. Hükmü, davacı idare vekili temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
2.3402 sayılı Yasanın 16/B maddesi mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerlerini orta malları niteliğinde kabul etmiş, tutanakların düzenlenip kesinleşmeleri halinde mülkiyet sicillerine değil de tapu sicilince ayrı şekilde tutulacak özel sicile yazılacağını öngörmüştür. Kamunun kadimden beri yararlandığı yerlerden sayılan bu tür taşınmazlar 16. maddenin ana başlığında yazıldığı gibi "kamu malları"ndan sayılırlar. Kamu mallarının öncelikli olarak temsilcisi Hazine'dir. Davaya konu taşınmaz harman yeri olmakla hazine korumasında sayılan bu yer için elatan davalıya karşı dava açma hakkı vardır. Yanılgıya düşülerek 531 numaralı parselin A bölümü hakkındaki istemin reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.