(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4504 E. , 2008/10595 K. "İçtihat Metni"YARGITAY 14. Hukuk Dairesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2006 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 27.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... (...) ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.09.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... ve vekili Av. ... ... Sürek geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_
Davacılar, mülkiyeti dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı olan 976 ada 1 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan iki ayrı gecekondu sebebiyle 14.1.1986 tarihinde 117 metrekarelik kısım için ... ... adına, 108.87 metrekarelik kısım için de ..., ... ve davalı ... adına tapu tahsis belgesi düzenlendiğini, halen davalının kullanımında olan binanın müştereken yapıldığını ancak davalının paylarını kullanmalarına engel olduğunu belirterek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, davacıların mülkiyet hakkı sahibi olmadıklarını, binanın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların dayanağı olan tapu tahsis belgesinin mülkiyet hakkı sağlamadığı, binanın davalının eşi tarafından yaptırıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacılardan ... ... hükmü temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Dava tapu tahsis belgesine dayalı olarak açılan elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre, tahsis belgesi kapsamındaki yerin halen dava dışı belediye adına kayıtlı olduğu, taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı, tarafların gerek adlarına düzenlenen tahsis belgesi ve gerekse davacı ...’nün ölümü nedeniyle intikal eden zilyetlik sebebiyle taşınmazda hak sahibi oldukları sabittir. Bilindiği üzere paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlar tarafından payına vaki elatmanın önlenmesini her zaman isteyebilir. İştirak halinde mülkiyette dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan paydaşlar aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak o paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullanıldığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Paylı mülkiyete ilişkin bu düzenlemeye paralel olarak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 26.5 1954 tarih 7/17 Sayılı kararı ile; mirasçılar arasında zamanaşımının işlemeyeceği kabul edilmiş ve böylece bir şeye birlikte malik veya zilyet bulunan kişilerin o şey üzerindeki mülkiyet-kullanım hakları korunmuştur.
Eldeki davada; davacı, hukuken geçerliliğini koruyan tapu tahsis belgelerine dayanmakta olup dava konusu taşınmazdan yararlandığı herhangi bir kısım bulunmadığı da saptanmıştır. Belirtilen nedenle mahkemece davacının payından kaynaklanan yararlanma hakkına el atmanın önlenmesine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile istemin reddedilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.