3. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9019
- Karar No
- 2022/6970
- Karar Tarihi
- 26.10.2022
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Terör
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
3. Ceza Dairesi 2021/9019 E. , 2022/6970 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarih ve 2017/225 - 2018/170 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : a) Sanık ...’ın beraatine dair istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
b)Sanıklar ... ve ... yönünden; Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli ve 2017/225 E.- 2018/170 K. sayılı mahkumiyet kararlarının kaldırılarak sanıkların CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine dair karar Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır.
Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde;
1.Sanık ... hakkında kurulan beraat kararının incelenmesinde;
Sanık hakkında, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
2.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat kararlarının incelenmesinde;
1.Sanıklar hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmamakla beraber örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğunu değerlendiren bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e. maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddelerine yanlış anlam yükleyerek duruşma açmaksızın dosya üzerinden ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırıp, yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi,
2.Kabul ve uygulamaya göre de;
a)Sanık ... yönünden;
Örgüt liderinin talimat verdiği tarihle uyumlu olacak şekilde 07.02.2014 tarihinde ilk defa hesap açılışı yapan, aynı hesaba 10.02.2014 tarihinde 3000 TL yatırarak 14.02.2014 tarihinde katılım hesabı açan, örgütle iltisaklı olduğu değerlendirilen Bafra Diyanet Mensupları Derneği’nin feshedilme tarihi olan 05.12.2015 tarihine kadar yönetim kurulu yedek üyesi olarak görev yapan sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanığın mahkumiyeti yerine beraatine yönelik karar verilmesi,
b)Sanık ... yönünden; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamı nazara alındığında;
Örgüt liderinin talimat verdiği tarihle uyumlu olacak şekilde örgütle iltisaklı Bank ...’da katılım hesabı açan ve para yatıran sanık hakkında başka dosya şüphelisi ...’in müdafii huzurundaki savcılık ifadesinde özellikle “işten ayrılma tarihi olan 2015 yılına kadar sohbete katıldığına” yönelik beyanı da göz önünde bulundurulduğunda, sanığın örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra örgütsel bağını kesip kesmediğinin her türlü şüpheye mahal bırakmaksızın tespit edebilmek amacıyla belirleyici delil olan ...’in bütün aşamalardaki beyanlarının dosya kapsamına alınması mümkünse bizzat huzurda dinlenilmesinin sağlanması, yine UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ve tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmekle, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebepten dolayı hükümlerin CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.