(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/551 E. , 2008/3394 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.07.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.03.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı gelmedi. Karşı taraftan davacı Hazine vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, dava konusu taşınmazların evveliyatının mera olduğunu zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılarak özel sicile yazılması için dava açmıştır. Davalı , dava konusu taşınmazın atalarından miras yolu ile intikal ettiğini ve mera olmadığını savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;
Harçlar Yasası 13/J maddesi gereğince, davayı açarken Hazineden harç alınmaması doğru ise de dava kabul edilmekle keşifte belirlenen değer üzerinden nispi tarife gereğince hesap edilecek yargı harcının davalı tarafa yükletilmesi gerekir. Harçlar kamu düzenine ilişkin hususlardan olup mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu durumda aleyhe bozma yasağı da uygulanmaz. Başka bir deyişle, hükmü temyiz edenin aleyhine olarak da bozulabilir. ( Bkn. Baki Kuru, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, IV Baskı, Cilt IV , shf.
3497.Mahkemece, harçtan bağışıklıktan söz edilerek davalı aleyhine ilam harcına hükmedilmemiş olması doğru değildir. Bu nedenle hükmün bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca hüküm düzeltilerek onanmalıdır.