(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14794 E. , 2007/717 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 10.10.2002, 6.6.2005 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine bozma ilamınada uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı, 2 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait 1, 119 ve 120 parsel sayılı taşınmazlardan kendi taşınmazı yararına geçit hakkı kurulması isteminde bulunmuş, yargılama aşamasında da, 1 ve 120 parsel sayılı taşınmaz malikleri aleyhine açtığı davadan vazgeçmiştir. Mahkemece, davacı taşınmazı yararına 119 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, davalının temyizi üzerine yerel mahkeme kararı; “Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.” İlkesine de değinilerek, davacının dava konusu yapıp sonradan vazgeçtiği taşınmazlar da dahil olmak üzere, davacının genel yola ulaşımını sağlayan tüm alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, bu kez, uygun alternatifin, 1 ve 120 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden olduğu, 119 parsel sayılı taşınmaz üzerinden tesis edilecek geçidin maliyetinin fazlalığı ve ayrıca, uygun güzergahların bulunduğu taşınmazlar aleyhine açılan davadan da feragat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda, tarafların subjektif tercihleri değil, komşuluk hukuku ilkelerine göre, taşınmaz maliklerinin komşusu yararına katlanma yükümlülüğü ve genel yola bağlantı sağlanırken belirlenecek güzergahların taşınmazların kullanım amacıyla uyumlu olması büyük önem taşır. Diğer bir anlatımla, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi yanında, genel yol bağlantılarının saptanmasında kamu düzenin gözetilmesi, en kısa en az masraflı yol tercihinin, komşu aleyhine olabileceği gibi, taşınmazların kullanım bütünlüğü ve kullanım amacı ile bağdaşmayabileceği gözetilmelidir. Anılan nedenlerle de geçit hakkı davalarında davacının istediği yerden yol geçirme arzusuna hizmet edebilecek, uygun alternatiflerin bulunduğu taşınmaz malikleri aleyhine dava açıp, sonra bu davadan vazgeçmesi yolunun bu tür davalarda kapatılması gerekir. Davacının ısrarcı durumu, açtığı davanın reddi sonucunu doğuracaktır.
Eldeki davada da davacı, kendisine komşu ve genel yola cepheli üç ayrı taşınmaz aleyhine dava açmış, daha sonra bunlardan ikisi aleyhine açtığı davadan feragat etmiştir. Mahkeme vazgeçilen iki taşınmaz üzerindeki seçeneklerin uygun olduğu ancak davacının vaki feragatı nedeniyle bu taşınmazlar üzerinden geçit hakkı tesis edilemeyeceği belirtilmiştir.
Burada davacının feragat ettiği taşınmazlar üzerinden geçit hakkı tesisine sonradan onay verme olanağının bulunduğu hususu gözetilmemiştir. Ne var ki, mahkemenin 119 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı tesis etmemesinin gerekçeleri de yerinde değildir. Şöyle ki;
Az yukarıda değinildiği gibi, komşuluk hukuku ve bunun doğal sonucu olarak da fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca, 119 parsel sayılı taşınmaz üzerinden saptanan güzergah ile diğer taşınmazlar üzerinden saptanan güzergahlar açısından, 3 metrekarelik taşınmaz miktarı fazlalığı ve 100 YTL’ye ulaşmayan bedel farkı, davacı açısından katlanılması ağır bir külfet getirmemektedir. Kaldı ki, 119 parsel sayılı taşınmaz yararına geçit hakkı tesis edilen 2 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından ...’ün de oğludur. 119 parsel sayılı taşınmaz malikinin babasının taşınmazı için kurulacak geçit hakkına katlanma yükümlülüğünün diğer komşu taşınmaz maliklerinden önce geleceği kuşkusuzdur. O halde bilirkişilerce 119 parsel sayılı taşınmaz üzerinden “C” harfi ile işaretlenen güzergahtan geçit hakkı tesisi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru değildir. Karar bozulmalıdır.