Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/12020
Karar No
K. 2008/12714
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/12020 E.  ,  2008/12714 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.03.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.06.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava çaplı taşınmaza elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir. Davalı savunmada bulunmamıştır. Mahkemece dava kabul edilmiştir. Hükmü davalı temyiz etmiştir.

Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanununun 684/1 ve 718/2. maddelerine göre arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Bu kuralın istisnalarından birisi de 3l94 sayılı İmar Kanununun l8/9. maddesinde yer almaktadır. Anılan madde; “Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir ..., ancak bir imar parseli içerisinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan veya mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün görülmeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince ... sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe, bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur” şeklinde düzenlenmiştir. Getirilen bu özel hüküm ile, mütemmim cüz (ayrılmaz parça) olan ... ile zemin arasındaki hukuki ilişki kesilmiş, bazı durumlarda ... üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince ... sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı ya da ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerince kullanma imkanı sağlanmış, zemin malikinin tasarruf gücü kısıtlanmıştır. 298l sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik l0/c maddesi ile de aynı doğrultuda hüküm getirilmiştir.

Yukarıda açıklanan ayrıcalıklar ile bir kimse kendi taşınmazı üzerine mütemmim cüz (ayrılmaz parça) niteliğinde ... inşa etmiş, imar uygulaması sonucu bu yer üçüncü kişiye ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamamış ve imar parseli malikine karşı ... sahibini koruma zorunluluğu duyulmuştur.

Somut olaya gelince ; Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 3.6.2005 tarihli fen bilirkişi raporunda tecavüzlü yerin İmar Kanununun 18.maddesi gereğince yapılan uygulama sonucu oluştuğu belirtilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırmalar yapılarak davacı tarafından tecavüzlü yapının bedeli ödenmeden veya taraflar arasında bir anlaşma sağlanmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 06.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog