(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/7375 E. , 2006/9569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya taksitle dört adet bağımsız bölüm satıp, tapuda devrin gerçekleştirildiğini, davalının borcuna karşılık bir kısım senetler verdiğini, senet bedellerinin ödenmemesi ihtilmaline binaende sattığı taşınmazlar üzerine kendi lehine ipotek tesis edildiğini, konulan ipoteklerin kaldırılmasının teminatı olarak kendisinin davalıya 16.000.000.000 TL meblağlı bir senet verdiğini, davalının toplam 12.000.000.000 TL olan iki adet senet bedelini ödemediğini, anılan senetleri tekibe koyduğunu, buna kızan davalınında elindeki teminata senedini üçüncü şahsa ciro ettiğini, bir kaç kez el değiştiren bu senedin de üçüncü şahışlarca icraya konulduğunu, neticede davalının senet bedellerini icra dosyasına işlemiş faiziyle birlikte 33.280.000.000 TL olarak ödemesine rağmen, ödenen bu paranın üçüncü şahısların verilen teminat senedi nedeniyle başlattıkları takip sonucu ilgili takip dosyasına aktarıldığını, böylece davalıdan senet bedellerini alamamış olduğunu ve ödenmemesi gereken teminat senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, bu senet nedeniyle ödenmiş ve ödenecek paraların istirdatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacıya olan tüm borçlarını ödemesine karşın elde kalın iki adet senedi iade etmeyip icraya koyduğunu, bunun üzerine de davacının kendisine verdiği 16.000.000.000 TL'lık teminat senedini üçüncü şahsa ciro ettiğini savunarak davanın reddini dilemiş; Birleşen davasında da taşınmaz satış bedellerini ve ipoteğe konu 16.000.000.000 TL'lık borcu banka aracılığıyla davalıya 17.110.000.000 TL olarak ... olmasına rağmen, ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek, iptoteğin fekkine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece ipoteğe ve satışa konu bedelin tamamının davalı-karşı davacı tarafından ödenmiş olmasına rağmen davacı-karşı davalının ipoteği kaldırmadığı gerekçe gösterilerek karşı davanın kabulüne ipoteğin fekkine, asıl dava yönünden de davacının başlattığı takip nedeniyle icraya ödenen 28.819.730.000 TL'nın, teminat senedinin üçüncü şahıslarca takibe konulması nedeniyle anılan dosyaya aktırıldığından bu paranın davalıdantahsiline, anılan senet teminat senedi olduğundan bu senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkeme kararında açıkca satışa ve ipoteğe konu bedelin tamanının davalı-karşı davacı tarafından ödenmiş olmasına karşın ipoteğin kaldırılmadığı gerekçe gösterilmiş, davacı-karşı davalı hükmü bu yönüyle temyiz etmemiştir. Böylece davalı-karşı davacı yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Mahkemece taşınmaz, satış bedelinin tamamının davalı-karşı davacı yanca ödendiği kabul edildiğine ve hüküm bu yönüyle davacı açısında kesinleştiğine göre, artık davacı-karşı davalı elinde karşılıksız kalan 10.1.2001 ve 10.2.2001 ödeme tarihli toplam 12.000.000.000 TL meblağlı senetler nedeniyle ... 1.İcra Müdürlüğünün 2003/938 esas sayılı dosyası ile başlattığı takipten dolayı talepte bulunamaz. Bu durumda asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.