Esas No
E. 2021/6428
Karar No
K. 2022/7936
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2021/6428 E.  ,  2022/7936 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : 2. FİKRÎ VE SINAÎ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.04.2021 tarih ve 2021/9 E. - 2021/80 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının "ZÎNCO" markasını ilk olarak 1996 yılında kullanmaya başladığını, "ZÎNCO" ibareli markalarının başta 05. ve 29. sınıflar olmak üzere çeşitli sınıflar için tescil ettirilmiş olduğunu, ilaç sektöründe kullanılan bir elementin adı olmadığını, literatürde çinko elementinin karşılığının Latince'de "zinkum", İngilizce'de "zinc", Almanca'da "zink" olduğunu, davalının "zincoday" ibaresini marka olarak tescil ettirmiş olmasının "ZİNCO" markasının tanınmışlığından faydalanılmak istenmesinden kaynaklandığını, "ZİNCO" markasının tanınmış marka haline geldiğini, Yargıtay'ca onanan Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/31 E. ve 2012/182 K. sayılı kararında bu durumun tespit edilmiş olduğunu, davalının 2009/18825 tescil numaralı "zıncoday" markasının davacının markalarına ayniyet derecesinde benzer olduğunu davalı markasının MarKHK m.8/l/b, 8/3, 8/4 maddeleri kapsamında davacı markası ile benzer olduğunu ileri sürerek tüm emtialar bakımından hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, "ZİNCO" ibaresinin ilaç sektöründe sıklıkla kullanılan kimyasal bir elementin adı olduğunu, bu özelliği itibariyle ayırt ediciliğinin olmadığını, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kişinin iltibas içermeyen benzerlerinin tesciline ve kullanımına katlanmak zorunda olduğunu, davalının 2009/18825 tescil numaralı markasının davacı markaları ile benzer olmadığını, TPMK nezdinde "zinc" ibaresini içerir birçok marka başvurusu bulunduğunu, bu markalardan birçoğunun tescil edilmiş olduğunu ve markaların kullanıldığı ürünlerin piyasada satışının yapıldığını, ilaç markaları bakımından gözönünde bulundurulması gereken hedef kitlenin öncelikle doktorlar olduğunu, ikinci hedef kitlenin ise eczacılar olduğunu, ilaç markalarının hitap ettiği kesime ortalama dikkat seviyesine sahip hastaların dahil edilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre;davacı vekili tarafından davacının ZİNCO markasının 1996 yılından itibaren kullanmaya başladığını, 05 ve 29. sınıflar başta olmak üzere çeşitli sınıflarda tescil ettirdiğini, davalı tarafından kullanılan ve tescil ettirilen "ZİNCODAY" markasının müvekkil markalarına aynıyet derecesinde benzer olduğunu belirterek, davalı adına tescilli 2019/18825 numaralı ZİNCODAY markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği, davalı tarafından TPMK nezdinde zinc ibareli birçok marka başvurusu bulunduğunu, hedef kitlesinin doktor ve eczacılar olması nedeniyle iltibas tehlikesi olmadığını belirterek reddini talep etmiş, buna göre ilaç emtiası bakımından etken madde veya tedavisi hedeflenen hastalığa doğrudan atıf yapan işaretler tanımlayıcı niteliktedir ancak etken maddeden türetilen işaretlerin de ayırt edicilik vasfına sahip olmak koşulu ile marka olarak tescili mümkündür. Davacı markalarının esas unsurunun zinc olduğu davalı markasının ise bu markadan farklı olarak aynı etken maddeden türetilen ZİNCODAY olduğu, ilaç markasının hitap ettiği kesimin doktor ve eczacıdan oluşmuş uzman kullanıcı oldukları gerekçesiyle 556 sayılı KHK' nın 8/1-b maddesi uyarınca davacı markası ile davaya konu davalı adına tescilli 2019/18825 sayılı ZİNCODAY markası arasında iltibas tehlikesi olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.