11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/2443 E. , 2022/7942 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.03.2018 tarih ve 2015/1119 E.- 2018/147 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.01.2021 tarih ve 2019/687 E.- 2021/38 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı aracı kurum nezdinde açmış olduğu hesap ile internet ve cep telefonuna tanımlı "Meta Trader" programı üzerinden kaldıraçlı döviz alım ve satım işlemleri yaptığını, müvekkilinin 12.10.2015 tarihinde 10.000 USD teminat karşılığı 1.000.000 USD kaldıraçlı döviz işlemi (forex) gerçekleştirdiğini, 30.10.2015 tarihinde saat 23:50 ila 23:58 arasında USD/TL kuru 2,9140 iken 3 adet emir verdiğini, 1.000.000 USD 2,96141USD/TL kur ile alış emri ve 2,9080USD/TL'den zararı durdurmalı satış emri, 700.000-USD 2,88473USD/TL satış (emri) pozisyonu, 23.10.2015 tarihinde 300.000-USD 2y83125USD/TL satış (emri) pozisyonu açtığını, zararı durdurma emirlerinin davalı tarafından işleme konulmadığını ve 02.11.2015 tarihinde 2,8212USD/TL kur ile işleme alındığını ve swap zararı ile tam olarak hesaplayamamakla beraber 80.000 USD'ye yakın zararın oluştuğunu, yapılan sözleşme uyarınca davalı kurumun işlemleri geciktirerek müvekkilinden haksız kazanç sağladığını ve eyleminin risk bildirim sözleşmesi ile çerçeve sözleşmesi hazırlanması hakkında tebliğ, TMK'nın 2.,
TBK'nın 19 ve 20 hükümlerine ve sermaye piyasasını düzenleyen mevzuat hükümlerine açıkça aykırı olduğundan zararlarının giderilmesine dönük olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafından 30.10.2015 tarihinde saat 23:58:48'de 2,9080 USD/TL seviyesine stop loss emrinin konulduğunu, ancak herhangi bir "take profit" (kârı al) emrinin verilmediğini, 02.11.2015 tarihinde saat 01:00:18'de "stop loss"(zararı durdur) emrinin çalıştığını ve emrin piyasa emrine dönerek o andaki piyasa fiyatı olan 2,82125 USD/TL seviyesinden gerçekleştiğini, 01.11.2015 tarihli genel seçimler ile piyasada fiyat boşluğu oluştuğunu, yapılan işlemlerin mevzuat hükümlerine ve şirketin genel uygulanmasına uygun olduğunu, davacıya usule uygun her türlü bildirim ve risk bildiriminin yapıldığını, imzalanan sözleşmenin SPK mevzuatına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya gerekli açıklamaların ve uyarıların süresinde usulüne uygun olarak yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin SPK mevzuatına uygun olduğu, Borçlar Kanunu 19 ve 20.maddeleri uyarınca genel işlem koşulu sayılarak dikkate alınmamasını gerektiren bir hususun bulunmadığı, davacının, davalı tarafın herhangi bir yanlış yönlendirmesi veya ihmali olmadan kendisinin verdiği risk içeren emirleri nedeniyle zarara uğradığı, zararın verdiği talimatlar doğrultusunda gerçekleştiği ve yine meydana gelen zararda ana sebeplerden birinin de genel seçimlerden kaynaklı döviz borsalarını oynaklığından kaynaklandığı ve davacının da bu durumu bilerek, risk almak suretiyle talimatlarının verdiği, ancak verdiği talimatların hedefleri doğrultusunda gerçekleşmemiş olduğu, bu yöndeki davalıya herhangi bir atfı kusur, ihmal, davacı emirlerini geç veya hiç yerine getirmeme gibi bir eyleminin bulunmadığı, bu nedenle de doğan zarardan davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davacı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davacının zarar durdurmalı emrin uygulanmaması nedeniyle zarar oluştuğu iddiasının doğru olmadığı, davacının zarar durdur (stop loss) emrinin piyasadaki GAP'lı açılış sonrası yurtdışı likidite saylayıcı Fortrade Limited Şirketi tarafından piyasa fiyatına çevrilmesiyle ve davalının da Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (seri V No 125) in 10. maddesi olan emir iptali maddesinin c bendi uyarınca işlem yaparak 2.9080 fiyat seviyesindeki zarar durur (stop loss) emrini o anki piyasa fiyatı olan 2.82125.- TL fiyat seviyesinden gerçekleştirmesi sonucu davacı hesabındaki teminat bakiyesinin işlem zarar tutarını karşılamaya yetmemesi nedeniyle davacının mevcut açık pozisyonlarının da piyasa fiyatına çekilerek kapatılması sonucu davacı zararının oluştuğu, swap maliyeti olduğu anlaşılan 3.932,44 USD'nin davacının pozisyonunu bir sonraki güne taşıması nedeniyle katlanması gereken maliyet zararı olup, bundan da davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.