Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/3538 E.  ,  2008/4301 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, taşınmazın bulunduğu yerde imar ıslah planı yapılmadığını, kaldı ki mevcut imar planında 1879 ada 66 parselin kamu hizmetine ayrılan yerlerde kaldığını, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nun 4.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için diğer koşulların yanında özellikle; Tahsise konu yerde 3194 Sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca imar planı veya 3290 Sayılı Yasa ile değişik 2981 Sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması, Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması gerekir.

Somut olayda ise, çekişmeli parselin bulunduğu ... Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğü 1879 ada 66 parselin 23.06.2000 tarih ve 1/1000 ölçekli imar planında ... alanı olarak ayrıldığını, bu yerde ıslah imar çalışması bulunmadığını bildirmiştir. Görülüyor ki, tahsise konu taşınmaz imar planında kamu hizmetine ayrılan ve konut alanı dışında kalan yerdedir. Bu hali ile ve özellikle tapu tahsis belgesinin sadece fiili kullanmayı belirleyen zilyetlik belgesi olduğu düşünülerek davanın reddi yerine istem hüküm altına alındığından, karar bozulmalıdır.

Kabule göre de; 3290 Sayılı Yasa ile değişik 2981 Sayılı Yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmesi gerekirken bu yönün de göz ardı edilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
31.03.2008 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K3290 md.2 K3194 md.18