(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/13218 E. , 2007/328 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 05.04.2005 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, 100 yılı aşkın süredir samanhanelerine geçmek için kullandıkları yola davalıların telle ve duvarla çevirmek suretiyle vaki müdahalelerinin men'ini istemişler, mahkeme nizalı yerin davalıların taşınmazı içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Bu karar Dairemizce "......yerel bilirkişi ve tanıklar davacılara ait samanlıkların kuzey bitişiğinde, samanlıkların amacına uygun kullanımını sağlayan yeterli bir yolun varlığını açıkladığına göre, ileride doğacak nizalarada meydan vermemek bakımından bu yolun krokiye işlenmesi ve bu krokinin de bir ölçeğe bağlanması gerekir. Davalı ...'ın yolu kapatma eyleminin davadan önce varlığı kanıtlanmış olmakla, davacıların dava açmada haklı olduklarını kabul etmek gerekir. Ne var ki, bu davalının kapatma eyleminden vazgeçtiği keşif sırasında anlaşılmakla, ona yöneltilen davanın konusuz kaldığı kabul edilerek davayı açmada haklılık da göz önünde bulundurularak belirlenen bu hukuki sonuca göre hüküm tesisi gerekirken, yol olan kesimin de davalı ...'a ait harman yerine dahil edilmiş gibi davanın tümden reddi doğru görülmemiştir" şeklinde bozulmuş ve 17.04.2006 günlü duruşma sırasında mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş; bozmadan sonra yapılan keşifte dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından açıldığı iddia edilen nizalı yola giriş yerinin tekrar kapatıldığının anlaşılmış olması da nazara alınarak, hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu gibi davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.