Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/5742
Karar No
K. 2008/13240
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2008/5742 E.  ,  2008/13240 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, atıksu-kuyu suyu abonesi olan davalı kurumun tahakkuk eden borcu ödemediği gibi icra takibinede itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı, aboneliğin tesis edildiği kuyuya bağlı su sayacının kapalı olduğunu, 1999-2003 yılları arasında tahakkuk eden su bedellerinin de ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının fatura bedellerini ödediğini kanıtlıyamadığı, sunulan ödeme belgelerinin ise başka aboneliğe ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davacı bu davada, davalı üniversitenin 1300703-4 numaralı aboneliğe tahakkuk eden su bedellerini ödemediğini iddia etmiş, davalı ise fatura bedellerinin ödendiğini savunmuş, yargılama aşamasında, davacının tahakkuk ettirdiği fatura bedellerinin bir kısmını davacı kurumun personelinin tedavi masraflarına karşılık davacının talebi ile mahsup edildiğini, bir kısım fatura bedellerinin ise davacının banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödendiğini savunmuştur. Davacı ise davalının mahsuplaşma savunmasına karşı bir beyanda bulunmamıştır. 1300703-4 numaralı aboneliğin davalı üniversiteye bağlı ... Fakültelerinde kurulu bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı kurumun 16.1.2003 tarih ve 240241 sayılı iç yazışmasında davalı üniversiteye bağlı ... Fakültelerinin alacağı olan 9.867.630.000 TL tedavi ücretinin ilgili hastahanenin su borcuna mahsup edildiği belirtilmiş ve bu hususu ... Dekanlığına yazdığı 12.3.2003 tarihli yazısıylada bildirmiştir. Öte yandan davacı kurumun dosyada bulunan başka tarihli yazılarlada hangi abonelik olduğu belirtilmeksizin bazı tedavi giderlerinin su borcuna mahsup edildiğini bildirdiği görülmektedir. Bu durumda davacı ile 2008/5742-13240 davalı üniversite arasında, davalının su borcundan dolayı birtakım mahsuplaşmaların yapıldığının kabulü gerekir. Ayrıca davalı birtakım borçlarında davacının banka hesabına yatırılarak ödendiğini savunmuş ve bu savunmasına kanıt olarakda hangi aboneliğe ait olduğu anlaşılamayan ödeme dekontları ile tahakkuk müzekkeresi ve verile emirleri sunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı kayıtlarına göre bu faturaların ödenmediği, davalının ise ödeme belgesi sunmadığı belirtilmiş ve ancak davalının savunması üzerinde durulmamıştır. Bu itibarla, davalı savunmasını ve dosyadaki mahsuplaşma ve ödemeyle ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirmeyen ve bu nedenle yetersiz olan bilirkişi raporuna itibar edilmesi olanaklı değildir. Hal böyle olunca öncelikle davalı kurumca düzenlenen tahakkuk müzekkeresi ve verile emirlerinde bildirilen banka hesap numarası ile davalıca bildirilecek başka hesap numarası var ise bu hesaplara ait dava konusu dönemi içerir ayrıntılı hesap ekstresi istenerek, bu ekstrelerde görülen ödemelerin davalının hangi aboneliğine ait olduğuna dair davacı ve davalıdan beyanları ile buna ilişkin delilleri sorulup alınmalıdır. Öte yandan, davalı birtakım borçlarında davacı kurumun personelinin tedavi masraflarına mahsup edildiğini savunmakta olup, davacıdan bu savunmaya karşı diyecekleri sorulmalı, davalıdan dava konusu aboneliğe ilişkin ayrıntılı mahsuplaşmayı gösterir bilgi ve belgeler ile varsa davacı kurumun karşı delilleri sorulup alınmalı ve gerekirse dava konusu aboneliğin kurulu bulunduğu birim ve üniversitenin kayıtları üzerinde de inceleme yapılmalıdır. Bu durumda mahkemece az yukarıda açıklanan hususları inceleyecek ve irdeleyecek şekilde konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2.Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bend uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 10.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog