(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/5839 E. , 2007/6779 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.04.2006 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı 3342 ada 25 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara rücu şartı ile tapuda eşi ... 'e bağışlandığını, eşi ... ...'in bunlardan 25 nolu olanını ölmeden önce torunu ... ...'e sattığını, bu kayıt üzerindeki rücu şartının terkini için tapuya başvurduğunda Tapu Sicil Müdürlüğünce talebi olmadığı halde 19 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki rücu şartının da terkin edildiğini ileri sürerek rücu şartının yeniden kayda işlenmesine talep etmiştir.
Davalı idare davanın reddini savunmuş, mahkemece davacının kendi yararına olan şerhi terkin ettirmesinin hayatın olağan akışına ters olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten Borçlar Kanununun 242.maddesine göre, bağışlamada, kendisine mal bağışlanan kişinin bağış yapandan önce ölmesi halinde malın bağışlayanın mal varlığına döneceği kararlaştırılabilir. Dönme koşullu (rücu şartlı) bağışlama olarak tanımlanan bu tür bağışlamalarda dönme şartının anılan maddenin 2.fıkrasına göre Tapu Siciline şerh verilmesi olanağı vardır. Bozucu şarta bağlı bu tür bağışlamaların konusunun taşınmaz olması halinde sözleşmenin tapu sicilinde resmi şekilde düzenlenmesi gerekir. Ayrıca, tapuya şerhi halinde üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Eldeki davada da, davacı 25 ve 19 parsel sayılı taşınmazları rücu şartı ile bağışlamış, bağışlanan kişi ise ölmüştür. Az yukarıda değinildiği gibi bağışlama sözleşmesindeki bozucu şart gerçekleşmiştir. Ne var ki, davacı taşınmaz kayıtlarındaki rücu şartını terkin ettirmiştir. Böylece bağışlanan taşınmazlardan bağışlanan üzerinde bulunan 19 parsel numaralı olanı bağışlananın terekesine intikal etmiştir. Şimdi davacı 19 parsel numaralı taşınmaz kaydındaki rücu şartının iradesi dışında Tapu Sicil Müdürlüğünce terkin edildiğini ileri sürmekte ve kayda rücu şartının yeniden yazılmasını istemektedir. Davacının ileri sürdüğü gibi rücu şartı yanlışlıkla terkin edilmiş olsa dahi artık terekeye intikal etmiş, mirasçıların hak sahibi olduğu bir taşınmaz söz konusudur. Bu taşınmaz üzerine yeniden yasal bir kısıtlamanın yazılmasının hak sahiplerinin hukukunu etkileyeceği açıktır. Hal böyle olunca da, terkin işlemini yanlışlıkla gerçekleştirdiği ileri sürülen davalı ... yanında taşınmaz üzerinde hak sahibi olan ... ...'in mirasçılarının da davada yer alması gerekir. Mahkemece yukarıdan beri açıklanan tüm bu olgular gözetilerek usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru değildir. Karar bozulmalıdır.