(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8364 E. , 2008/9553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar-Davalılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.11.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, birleşen dosya ile de temliken tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; birleşen davada temliken tescil isteminin reddi ile asgari levazım bedeli ödenmesine, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, kal isteminin reddine dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar-davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, 555 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarına davalının bina yaparak elattığından elatmanın önlenmesi ile binanın kal’ini istemişledir.
Birleştirilen ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/77 Esas sayılı davanın davacısı dosyamız davalısı ise, dava dışı üçüncü kişiden haricen satın aldığı taşınmaza iyi niyetli olarak bina yaptığını, bina değerinin zemin değerinden fazla olduğundan 555 ada 3 parselin adına tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde ise, levazım bedelinin davalılardan alınması ile bedel ödeninceye kadar hapis hakkı tanınmasını istemiştir.
Mahkemenin 13.06.2002 tarih ve 2002/14-245 sayılı “temliken tescil isteminin reddine asıl davanın kabulü ile 20.220.42 YTL. malzeme bedelinin davacılardan tahsil edilerek 555 ada 3 parsel üzerindeki yapının kal suretiyle davalının elatmasının önlenmesi” kararı, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 29.06.2007 tarih ve 2007/6994-8502 sayılı kararı ile,“...Dava konusu olayda bilirkişi düzenlediği 13.02.2002 günlü raporda binanın dava tarihindeki rayiç değerini bulmuştur. Oysa az yukarıda sözü edildiği üzere mülkiyet hakkı sahiplerinin malzeme malikine ödemesi gereken tazminat levazımın en az kıymeti yani arazi maliklerinin mülkiyetindeki arsa üzerine yapılan binanın malikler için arz ettiği “subjektif” değerdir. Mahkemece takdir yetkisi kullanılarak bulunacak değerin tazminat olarak hüküm altına alınması yerine arazi maliklerinin malzemenin dava tarihindeki rayiç değeri ile sorumlu tutulması doğru olmamış...” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, kal isteminin reddine; birleştirilen dava yönünden, temliken tescil isteminin reddi ile 22.220,42YTL asgari levazım bedelinin davacılardan alınmasına ve bedel ödeninceye kadar hapis hakkı tanınmasına karar verilmiş, bu kararı davacılar-birleşen dosya davalıları vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan 13.02.2002 tarihli mimar bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazda bulunan ve kal’i istenen binanın davanın açıldığı tarihteki değeri yıpranma payı düşüldükten sonra 20.200,42YTL olarak belirlenmiş, binanın asgari levazım bedeli ise gösterilmemiştir. Birleşen davanın davacısı çapa bağlı taşınmaza bina yaparak elattığından kötü niyetli kabul edilmesinde bir yanılgı yoktur. Ancak, Dairemiz bozma ilamında açıklandığı üzere arazi sahibinin iyiniyetli olmayan malzeme malikine Türk Medeni Kanunu’nun 723/son maddesi uyarınca levazımın kendisi için taşıdığı en az değerini ödemek durumundadır. O halde mahkemece, gerek duyulursa bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, arsa sahibinin malzeme malikine ödeyeceği levazımın en az değeri bulunup takdir edilecek tazminatın hüküm altına alınması gerekirken ilk hükümde hüküm altına alınan bedelin %10 fazlasının tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.