14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2006/15365 E. , 2007/975 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.4.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 6.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunun 724 ve 729.maddelerine dayanılarak açılmış temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacılar temyiz etmiştir. Bu davadan önce davalılar tarafından mülkiyet hakkına dayanılarak açılan mahkemenin 1995/158 esasında kayıtlı davada eldeki davanın davacıları aleyhine elatmanın önlenmesi ve kal istemi ile dava açılmış, açılan dava kabul edilmiş, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
HUMK.nun 237.maddesi hükmünce olumsuz dava koşullarından olan kesin hükümden söz edebilmek için davanın tarafları, müddeabihi ve dayanılan hukuki sebebin sonradan açılan davada da benzerlik göstermesi gerekir. Az yukarıda sözü edildiği üzere, önceden açılan dava mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. Eldeki bu davada ise Türk Medeni Kanunun 724 ve 729.maddelerine dayanılarak temliken tescil isteminde bulunulmuştur. Görülüyor ki, önceki dava ile sonradan açılan bu davadaki hukuki sebepler farklı olduğundan kesin hükümden söz edilemez. Diğer taraftan çekişme konusu taşınmaz tapuda kayıtlı olmadığından davacıların Türk Medeni Kanununun 724 ve 729.maddelerine dayanarak tescil isteme olanağı da yoktur.
Gerçekten, başkasının arsası üzerine kendi malzemesi ile inşaat yapan veya kendisine ait fidanları başkasının arazisine diken malzeme malikinin Türk Medeni Kanunun 723.maddesine dayanılarak arazi malikinden uygun bir tazminat isteme hakkı varsa da bunun için arsa sahibinin yapılan binanın ve dikilen ağaçların kaldırılmasını istememesi veya bu isteği fahiş zarara yol açacağı için reddedilmiş olması gerekir. Çünkü bu gibi durumlarda arazi sahibi arazisi üzerine yapılan bina ve dikilen ağaçlar nedeniyle haklı bir sebep olmaksızın nedensiz zenginleşecektir. Somut uyuşmazlıkta arsa sahibi olan davalılar mülkiyet hakkına dayanarak açtıkları davada da “kal” talebinde bulunup bu istekleri yerinde görülerek hüküm altına alındığından sonradan açılan bu davada malzeme maliklerinin Türk Medeni Kanununun 723.maddesi gereğince tazminat istemeleri olanaksızdır. Mahkemece kurulan hüküm yukarıdan beri sayılan gerekçelere sonuç olarak uygun bulunduğundan davacıların diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Ne var ki, davada aynı zamanda bir kısım davalılara ödenen taşınmazın satış bedelinin güncelleştirilerek istirdatı da talep ve dava konusu yapılmıştır. Dayanılan satışa ilişkin 3.12.1980 tarihli senette ...., mirasçıları olduğu anlaşılan davalılar ..., ...’ın paylarını sattıkları bedeli olan 100.000 TL.yi aldıkları yazılıdır. Açılan davalarda elbirliği mülkiyet rejimine göre bir kısım davalıların pay satışı geçerli sayılmadığından mahkemenin bu bölüm istemi de inceleyip değerlendirilerek sonucu dairesinde bir hüküm kurması gerekir. Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır.