Esas No
E. 2008/3393
Karar No
K. 2008/4755
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

E. 2008/3393 K. 2008/4755 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/3393, K. 2008/4755, T. 08.04.2008
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/3393
Karar No
2008/4755
Karar Tarihi
08.04.2008
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/3393 E.  ,  2008/4755 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 20.04.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanınkabulüne dair verilen 02.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava; yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmazlara ait tapu kaydının iptali ve özel siciline bu niteliği ile işlenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü davalı ... İdaresi temyiz etmiştir.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında gerçek kişi adına tespit edildiği, kadastro tespitine karşı davalı ... İdaresinin taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığından bahisle dava açtığı, Kadastro Mahkemesinde birleştirilen davasında da davacı Hazinenin taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasında bulunduğu, yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin ... İdaresinin dayandığı vakfiye kapsamında kalması nedeniyle ... İdaresi adına tesciline karar verildiği, birleştirilen Hazine’nin davasının reddedildiği, hükmün, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı Hazine eldeki davada da aynı iddiada bulunmuştur.

Burada üzerinde durulması gereken bir sorun; Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunun eldeki dava için kesin hüküm sayılıp sayılmayacağının saptanmasıdır. Gerçekten, HUMK.nun 237. maddesi hükmünce iki tarafı, dava konusu ve dayanılan sebebi sonradan açılan dava bakımından aynı ise ortada kesin hüküm vardır. Kesin hükmün varlığı halinde o hüküm, taraflar arasında kesin delil teşkil eder. Hakim de bu kesin delile bağlıdır. Diğer taraftan; kesin hüküm teşkil eden bir husus artık yeniden dava konusu yapılamaz. Bu genel açıklamalardan sonra somut olay bakımından kısaca; Hazinenin birleştirilen davası nedeniyle Kadastro Mahkemesi kararı eldeki dava bakımından da kesin hüküm sonuçlarını meydana getireceğinden, davacı Hazine daha önce kesin hükme bağlanan iddiaya dayanarak, bu davada, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiası dinlenemez. Böyle olunca, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi yerine istemin yeniden incelenip değerlendirilerek hüküm altına alınması doğru değildir. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog