2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekilinin dava dilekçesi ile ... 29.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyasından esas icra takibine geçildiğini, borçlular tarafından haksız olarak yetkiye borca, faize ve fer'ilerine itiraz edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiyle davanın açıldığını, banka defter ve kayıtlarıyla alacağın muaccel olduğunu, talep edilen temerrüt faizinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğunu, borçlu tarafın itirazlarının haksız olduğunu, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, davalı borçluların haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalıların ise cevap dilekçesi sunmadığı açık olup davayı inkar eder konumdadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasındaki kredi tahsis edilmesine ve kredi ödenmesine, kredi miktarının tahsil olunmasına dair dayanak belgeler ve sözleşme hükümleri dikkate alındığında takip tarihi itibariyle davacı bankanın asıl kredi borçlusu şirketten talep edebileceği asıl alacak ve fer'ilerin ne olduğu, özellikle asıl borçlu dışında kefiller aleyhine dahi yapılan takip karşısında; ihtarnamenin davalı kefile tebliğ olunması halinde, kefillerin temerrüd tarihinden takip tarihine kadar asıl alacağa uygulanacak temerrüd faizinden sorumluluğu açık ise de, her bir davalı kefil yönünden kat ihtarnamesinin davalıya tebliği tarihine göre önel süresinin eklenerek temerrüd tarihinin tespiti, bu çerçevede her kefilin kendi temerrüd tarihine kadar olan kefalet sınırları içinde kalmak koşulu ile asıl alacak ve asıl borçlunun temerrüdünden sorumlu olacak olması, bu çerçevede davalı kefil yönünden temerrüd için hesap kat ihtarının kefile tebliğinin şart olması, sözleşmede öngörülmediği sürece İİK.m.68 hükmünün kefil yönünden uygulanmasının ise mümkün olmaması, kefil yönünden temerrüd tarihinin ne şekilde belirlendiğinin açıklanması, buna göre temerrüd tarihinin tespiti (Yargıtay 19.HD 2015/3357E., 2015/16301K.sayılı ilamı), Yargıtay uygulaması ve sözleşme hükümleri karşısında bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak sözleşmede merkez bankasına bankanın bildirdiği en yüksek kredi faiz oranının ilavesi ile bulunacak oran üzerinden gecikme faizi uygulanacağı belirtilmiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu konuya ilişkin özel uygulaması dikkate alınarak bu noktada bankanın temerrüt halinde uyguladığı en yüksek faiz oranının belirlenmesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu konuda benimsediği yönteme göre faiz hesaplaması yapılması, buna göre faiz oranının belirlenmesi, akabinde de bu orana fazlasının ilave edilerek her bir kefil borçlunun sorumlu olduğu temerrüd faizinin tespiti, yine yukarıda anılan Merkez Bankasınca bildirilen faiz oranının ilavesine ilişkin hesaplama sırasında bu hususun asıl borçlu yönünden dahi dikkate alınması, sonuç olarak takip tarihi itibariyle davacının takip talebinde belirtilen hangi miktarları, hangi tutarda, hangi davalıdan talep edebileceği noktalarında toplanmaktadır. Taraflarlar arasında genel kredi sözleşmesinin yapıldığı, sözleşmeye davacı banka dışında asıl borçlu ve kefillerin katıldığı, süresi içinde yapılan takip üzerine itirazın durduğu tartışmasızdır. Dava, İİK m.67 hükmüne dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın araştırılmasından önce yapılan incelemede dava şartları açısından herhangi bir engel halin mevcut olmadığı, davaya esas harç tutarının tam ve eksiksiz şekilde depo edildiği, davacının itirazın iptali ve takibin devamına dair dava açmakta yararının olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın araştırılması için birinci bankacı bilirkişinin hazırlamış olduğu 05/08/2020 tarihli rapor içeriğine göre "davalı asıl borçlu ve davalı kefillere gönderilen ihtarnamenin 06.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalılara gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilmesi karşısında ihtarname ile verilen bir günlük sürenin sonunda temerrüdlerinin 08.08.2019 tarihi itibarı ile gerçekleşmiş sayılabileceği, bu nedenle yasa ve Yargıtay kararı doğrultusunda %41.34 temmerrüt faiz oranından yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın davalılardan kat tarihi itibarı ile, davacı banka vekili tarafından sunulan kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı bankanın davalı asıl borçluya kullandırmış olduğu 19 ay vadeli 64.450.00TL'lik taksitli kredinin hiçbir taksidinin ödenmediği,sunulan hesap ekstresinden ve ödeme planından tespit edildiği, bu nedenle ilk kredinin ödendiği 06.04.2019 tarihi itibarı ile 697.102.14TL ye hesap kat tarihine kadar bu nedenle yasa ve Yargıtay kararı doğrultusunda %41.34'den faiz oranından yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın davalılardan kat tarihi itibarı ile davacı bankanın davalılardan kat tarihi itibari ile 81.240,50 + 795.444,26=876.684,80 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği" şeklinde görüş bildirmiştir. Buna göre tahsilde tekerrür olmamak üzere ve takip tarihi itibariyle davacının davalılardan 878.263,60 TL asıl alacak, 12.120,04 TL temerrüt faizi, 606,00 TL BSMV, 1.185,27 TL masraf olmak üzere toplam 892.174,91 TL alacak talep edebileceği, borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak üzerinden %41,40 oranında temerrüt oranı faizi ve %5 BSMV talep edebileceği açıklanmıştır. Söz konusu rapora itiraz üzerine birinci bilirkişi tarafından hazırlanan 08/12/2020 tarihli raporda,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap