Davalı ... vekili 10/01/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davacı firma arasındaki ticari ilişkinin 10.03.2016 tarihinde başladığını, müvekkili firmanın bu ticaret kapsamında, davacıdan ürün satın alarak, kendi servis ve dağıtım ağı kapsamında bulunan bir takım 3.kişi firmalara satışını gerçekleştirdiğini, bu süre zarfında davacıdan satın alınan tüm ürünlerin faturaları mevcut olup dava dosyasına ibraz edileceğini, davacıdan satın alınan bir takım ürünlerin ise yine müvekkili firmanın kendi işyerinde, işletmesinde aktif olarak kullanıldığını, yaşanılan bu birliktelik sürecinde, davaya konu ürünlerin yurt içi satışlarını davacı firma yapmakta iken, müvekkili firmanın yalnızca yurt dışına satışlar yaptığını, müvekkili ile davacı taraf arasındaki mutabakat ve sözleşme devam ederken, davacı yana güven ilkesi kapsamında bilgileri verilen tüm ülke ve yabancı firmalara davacı tarafından haksız rekabet ve ticaret kanunu hükümleri yok sayılarak bir çok satışlar yapıldığını, bu nedenle müvekkili firmanın telafisi mümkün olmayan maddi-manevi zararlara uğradığını, davacının eldeki davayı kötü niyetli olarak açtığını, Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ....D.İş sayılı tespit işleminde, tespit işlemini icra eden bilirkişinin müvekkili firma yetkilisinin savunmalarını dikkate almadığını, yüzeysel ve patent mevzuatından son derece uzak bir şekilde tespitler yaparak birkaç fotoğraf ile müvekkili işyerinde bulunan 2 adet ürünün talep eden davacı firmaya ait faydalı model belgesini ihlal ettiği yönünde hatalı ve fahiş tespitlerde bulunduğunu, oysa ki; delil tespiti dosyasında tespit edilen ürünlerin, müvekkili tarafından davacıdan satın alınan ürünler olduğunu, bunların taklit olmadığını, bu durumun faturalar üzerinde yapılacak incelemeyle anlaşılacağını, somut dava açısından hakkın tüketilmesi kavramının tespitinin gerektiğini, davacıdan satın alınan ürünler nedeniyle bu ürünler üzerinde SMK m.152 hükmü uyarınca davacının faydalı modelden kaynaklı hakkının tükendiğini, somut olayda faydalı model hakkının ihlali ve haksız rekabet eylemlerinin bulunmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, Faydalı model hakkının ihlali ve haksız rekabet iddialarından kaynaklı hukuki korunma taleplerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalının, davacıya ait faydalı model hakkını ihlal ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin bulunup bulunmadığı, ihlal eylemi söz konusu ise bu eylemlerin durdurulması, ihlale konu ürün ve araçlara el konulması, el konan ürün ve araçların davacıya mülkiyetinin devredilmesi, SMK m.151/2-b ve TTK m.56 hükmü gereği davacının talep edebileceği maddi zararının ve SMK m.149 hükmü gereği talep edebileceği manevi zararının bulunup bulunmadığı, hükmün ilanının gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, faydalı model ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ....iş sayılı dosyası celp edilmiş, Ankara 30.Noterliği'nin 18/11/2019 tarih 11273 numaralı e-tespit tutanağı getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, bilirkişi heyetinden maddi vakıalara ilişkin hususlar bakımından rapor aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap