Davalı ... A.Ş ve ... Şti vekili cevap dilekçesinde özetle ; Görev konusu, kamu düzenine ilişkin olduğundan ve ilgili hükümler gereği, iş bu davanın Ticaret Mahkemesin de açılmaması sebebi ile davanın öncelikle görev yönünden reddini, açılan alacak davasında, öncelikle zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacı tarafın, dava dilekçesiyle talep etmiş olduğu alacak kalemleri zamanaşımına uğramış olduğundan, davacının davasının zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, işçi ...'a iş hukukundan kaynaklanan bir talep olan kıdem tazminatı ve sair alacaklara ilişkin olarak davalılar tarafından yapılması gerektiğini iddia ettiği bir ödeme yaptığını, iş Kanunu uyarınca asıl işveren ile alt işveren işçilik alacakları hususunda müteselsilen sorumludurlar. TBK 62. maddesine göre müeselsil borçlulardan kendisine düşenden daha fazlasını ödeyen taraf fazlaya ilişkin olarak alacaklıya halef olmaktadır. Davacının işçinin halefi olarak açtığı işbu davada görevli mahkemeler iş mahkemeleri olup davanın görevsizlik nedeniyle reddini, Davacı işçiye işçilik alacaklarına ilişkin ödemeler yaptığını ve bu tutarın rücuan kendisine ödenmesi gerektiğini beyan ettiğini, Her ne kadar İş Kanunu ve Borçlar Kanunu uyarınca kurumun rücu hakkı bulunsa da 6552 sayılı kanun özel kanun niteliğinde olduğundan kanaatimizce kurumun rücu hakkı bulunmadığını, İşçinin çalışma döneminde asıl işvereni davacı kurum olup davacının işçilik alacaklarından ve kıdem tazminatından kurumun da sorumluluğu bulunmadığını, asıl işveren olarak yaptığı ödemenin tamamından alt işverenler sorumlu olmayıp bu tutarın en azından yarısının kurum tarafından ödenmesi gerektiği ve bu tutarın rücu edilemeyeceğini, Açıklandığı üzere kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının kanundan kaynaklanan müteselsil sorumluluğu gereği ödediği tutarın yarısını rücu edebileceğinin kabulü gerekeceğini, davacının yıllık izin ve ihbar tazminatı alacaklarına istinaden ödediği tutara ilişkin rücu talebinin müvekkile yöneltilmesi hatalı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili nezdinde ubgt alacağı ve fazla çalışma alacağı bulunmadığını, işçiye ubgt ve fazla çalışma alacaklarının karşılığı olarak ödenen tutarın müvekkilden rücuan tahsil edilemeyeceği hususunun göz önünde tutulmasını davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sti.Vekili cevap dilekçesinde özetle;Her ne kadar teknik şartnamenin 10. Md.de “Yüklenici çalıştırdığı personelin, İş Kanunundan doğan her türlü ücret, ihbar, kıdem, kötü niyet tazminatları ile işe iade davalarından doğacak tüm hak ve alacaklarından sorumludur” şeklinde düzenleme yapılmış ise de, bu madde de belirlenen sorumluluk, İdari şartnamenin 25.3.8 md.de belirlenen işçilik haklarıyla sınırlıdır. İdari şartnamede kaç işçi için ihale açıldığı, işçiye ne kadar ücret ödenmesi gerektiği, işçinin SGK. primleri tarif edilmiş, ihale bedeli de bu tarife uygun şekilde idarece belirlenmiştir. Şirketimiz İdari Şartnamenin 25.3.1.md.de belirlenen rakamları esas alarak teklif vermiş, hizmet alım sözleşmesi imzalamıştır. Hizmet alım sözleşmesi ve eklerinde işçinin, haftalık 45 saat üzerinden çalıştırılacağı, UBGT ve hafta tatili çalıştırılmayacağı, fazla mesai yaptırılmayacağı düşünülerek idarece yapılan hizmet alım ihalesinde bu kalemler için herhangi bir ödenek ayrılmadığını, dava dışı İşçi tarafından İş Mahkemesinde açılan davada sözleşmede ihale bedeli içinde yer almamış bulunan kalemlere ilişkin alacağı hesaplanmış ve üst işverence işçiye ödendiğini, Hizmetten fiilen faydalanmış olması nedeniyle hizmet alım sözleşmesinde yer almamış olsa dahi, İK.nu gereği işçiye haklarının üst işverence ödenmesinde herhangi bir hukuksuzluk ve haksızlık yoktur. Şayet sözleşme ve eki şartnamede ihale bedelinin içinde yer almadığı kesin olan, işçiye ödenen yukarıdaki kalemlere ait paranın, alt işverenlerden talep edilmesi halinde kanunsuzluk ve hukuksuzluk ortaya çıkacaktır. Zira bu kalemlere ilişkin alt işverenlere herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın reddine, masrafların ve vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap