(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/7876 E. , 2006/9437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.03.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Dava su arkını sürerek kapatmak suretiyle oluşan elatmanın önlenmesi istemiyle açılmış, davalı su arkının kendi taşınmazında kaldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece 17.05.2006 günlü krokide kırmızı renkle gösterilen 75 m2 yere davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Teknik bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 17.05.2006 günlü krokide bir kısmı kırmızı ve bir kısmı da mavi boya ile gösterilen ark davalının da paydaş olduğu 149 parsel hudutları içinde kalmaktadır.
Türk Medeni Kanunu 683. maddesi gereğince bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Anılan yasanın 718. maddesi uyarınca da arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Mülkiyet kapsamına yapılar, bitkiler ve kaynaklarda girer. Bu kısa açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Uyuşmazlık konusu arkın yanlar arasındaki taşınmazların ortak sınırından kadastro öncesinden beri geçtiği yerel bilirkişi ve tanıklarca da ifade edilmiş ise de; mülkiyet hakkını ve sınırlarını belirleyen tapu sicili ve paftalarına böyle bir arkın bulunduğu geçirilmemiştir. Fiili duruma göre de ark davalının paydaşı olduğu parsel içerisinde kaldığına göre, 149 parsel maliklerinin rızası bulunmadığı sürece davacı tarafın bu arkı kullanma hakkının varlığından söz edilemez. Savunma ile davalı rıza beyan etmediğine ve davacı tarafça 149 parselin diğer paydaşlarının rızalarının alındığı kanıtlanmadığına göre Türk Medeni Kanunun 683.maddesi gereğince davalıya ait olan bu yerden elatmanın önlenmesi istenemez. Davanın açıklanan bu nedenlerle reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.