12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2014/482 E. , 2014/3807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2013
NUMARASI : 2013/59-2013/437
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından faturaya dayalı olarak genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/4.maddesi gereğince, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.
Somut olayda, borçlu şirket adına çıkarılan ödeme emri tebligatının V C.. E K Blokları NO:74 4-3 Kat 1 D-5 Fatih İstanbul adresinde "muhatap tanınmıyor" şerhi ile 30/11/2012 tarihinde tebligat yapılmaksızın iade edildiği, alacaklının talebi ile İstanbul Ticaret Odasından yapılan adres araştırması sonucu bildirilen Vatan Caddesi Vatan Palas Apt.No:14/3 Fatih İstanbul adresine ödeme emrinin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 maddesi gereğince 15/12/2012 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Muhatap tanınmadığından bahisle iade edilen ödeme emri tebliğ zarfında yazılı adresle, ticaret odasının bildirdiği adresin aynı olmadığı görülmektedir. Bu durumda, öncelikle bildirilen ticaret sicil adresine ödeme emrinin gönderilmesi, evrakın tebliğ edilmeksizin iadesi halinde ancak, Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapılması mümkündür. İlk tebligatın iade edilmesi üzerine, ticaret sicilinden bildirilen adresine doğrudan 35/4.madde gereğince tebligat çıkarılması anılan madde hükmüne aykırı olup, yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir.
O halde mahkemece, borçlu tarafından bildirilen tarihten daha önce öğrenildiği yazılı belge ile ispat edilemediğinden tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.