8. Ceza Dairesi
Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesi hükümleri uyarınca, Özel yasadan kaynaklanan temel ceza normu dışında olay ve uygulama itibariyle 5237 sayılı TCK.nu hükümlerinin lehe bulunması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır. Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak, Kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddenin 1. fıkrasına göre uygulama yapılırken, c bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait haklarından koşullu salıverilmeye kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılığın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine "sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1. madde ve fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 7.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın