Esas No
E. 2007/5127
Karar No
K. 2007/9118
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

E. 2007/5127 K. 2007/9118 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/5127, K. 2007/9118, T. 10.07.2007
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/5127
Karar No
2007/9118
Karar Tarihi
10.07.2007
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2007/5127 E.  ,  2007/9118 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, tazminat ve men'i müdahale davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.1.2007 gün ve 2006/14898-2007/222 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı-davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki suretiyle kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek satış bedelinin tahsili, birleştirilen dava ise tapuya dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteminin reddine, satış bedeli olan 47.000,00 YTL.nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte yükleniciden alınmasına ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizin 18.1.2007 tarih, 2006/14898 E. 2007/222 K. sayılı ilamı ile onanmış. davacı karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.

Eldeki davaya konu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazda inşa edilen binaların yüklenicisi olan ... Limitet Şirketinin tarafı olup aynı nitelikte istemlerle açılan, Dairemizce temyiz-karar düzeltme incelemesi yapılan tüm dosyalar ve özellikle 14.02.2007 tarih 2006/15274 Esas-2007/1298 Karar sayılı ilamına konu dosyada dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda yerel mahkeme kararının eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu sonucuna varılmıştır.

Dava konusu taşınmaz davalılardan ... İnşaat Limited Şirketi ile arsasahipleri arasında biçimine uygun düzenlenen 27.2.1997 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca inşa edilen D Blok 6 numaralı bağımsız bölümdür. Yüklenici ... İnşaat Limidet Şirketi ile tüm arsa sahiplerinin katalımı sonucu düzenlenen 20.5.1997 günlü paylaşım sözleşmesine göre yükleniciye bırakılmış, yüklenici tarafından da tapuda 20.1.2003 tarihinde yapılan satış ile davalı ... 'a satılmıştır. Eldeki davada davacı-davalı ... yüklenici ile düzenlenen 7.6.1997 günlü adi yazılı temlik sözleşmesine dayanarak tescil isteminde bulunmuştur.

Tüm dosya kapsamından 6 numaralı bağımsız bölümde 2000 yılından beri davacı ...'nun oturduğu anlaşılmaktadır. Davalı/davacı ... , 20.1.2003 tarihinde bağımsız bölümü tapudan satın almış, şahsi hak sahibi ...'nun tahliyesi istemiyle 29.12.2003 tarihinde dava açmıştır. Tanık beyanlarından bağımsız bölüme kayden malik olan davalı-davacı ... 'ın dava konusu yeri mülk edinmesine rağmen gelip görmediği bağımsız bölümün dava tarihine kadar davacı-davalı ... tarafından kullanılmasına karşı koymadığı anlaşılmaktadır.

Davalılardan ... İnşaat Limited Şirketi temsilcisi ... , 6.8.2004 tarihli dilekçesi ve 10.2.2005 tarihli celsedeki beyanı ile, dava konusu bağımsız bölümün davalı ...'ya borç alınan paranın teminatı olarak verildiğini, borcun ödenmesine rağmen mülkiyetin iade edilmediğini belirterek davacı ... tarafından açılan davayı kabul etmiştir.

Diğer yandan, davalı şirket yetkilileri hakkında kamu davası açılmak üzere Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulmuş, takipsizlik kararı verilmiş ise de, yazılı emir yoluna başvurulması üzerine itirazı reddeden mahkeme kararının bozulduğu görülmektedir. Dosya kapsamından davalılar hakkında gerek Cumhuriyet Savcılığı’nca, gerekse kamu davası açılmışsa, mahkeme tarafından ne gibi bir işlem yapıldığı anlaşılamamaktadır.

Mahkemece, ... bir sonuca ulaşmak için, somut olayın sadece tapu sicilinin mülkiyet hakkı sahibine sağladığı hakka bakarak değerlendirilmemesi, aksine dosyadaki tüm deliller tarih sırasına göre incelenip bir karar verilmesi gerekir. Gerçekten, Türk Medeni Kanunun 1023. maddesi hükmünce tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımının korunması gerekirse de, yasanın 1024. maddesi gereğince bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin tescile dayanma olanağı yoktur. Yasadaki ve uygulamadaki deyimiyle bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tesciller yolsuz tescil sayılacağından hakkı zedelenen üçüncü kişinin iyiniyetli olmayan malike karşı doğrudan doğruya şahsi hakka dayanması mümkündür. O yüzden eldeki davada davalı ... İnşaat Limited Şirketi ile diğer davalı ve karşı davacı ... arasındaki hukuki işlemin gerçek nedeni üzerinde yeterince durulmalı, dosyada iddia edilen olaylar mevcut delil durumuna göre değerlendirilerek davalı ve davacı ... 'ın davacı ve davalı ...'na yüklenici tarafından yapılan satış işlemini bilen veya bilmesi gereken bir kişi olup olmadığı ayni hakkı yolsuz olarak kazanıp kazanmadığı hususu duraksamaya yer vermeyecek şekilde açığa kavuşturulmalıdır.

Bundan ayrı, davacı ve karşı davalının dolandırıcılık iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunduğu, takipsizlik kararının Yargıtay’ca bozulduğu görüldüğünden, davalı şirket ya da diğer davalı hakkında ceza mahkemesinde kamu davası açılıp açılmadığı taraflardan sorulup saptanmalı, kamu davası açılmış ve eldeki davanın taraflarına ilgilendiriyorsa her ne kadar ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamazsa da ceza mahkemesinin mahkumiyete ilişkin maddi olayı belirleyen kararı Borçlar kanunun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağından, bu davanın sonucu izlenerek ceza mahkemesi dosyası mevcut diğer delillerle değerlendirilmelidir. Mahkemece bütün bu yazılanlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması doğru olmamıştır. Yukarıdan beri sayılan nedenlerle davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 18.1.2007 tarih 2006/14898 Esas 2007/222 Karar sayılı onama kararının KALDIRILARAK yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog