(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13764 E. , 2008/15301 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.12.1996 gününde verilen dilekçe ile yola müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yola elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme isteğine ilişkindir.
Davacılar, bölgede yapılan imar uygulaması sonucu davalı ...’in taşınmazına yapmış olduğu binaların cepheli olduğu yolun 2.5 metre davacı taşınmazlarına doğru çekilerek daraltıldığı, bu nedenle zarar gördükleri ve binalarını kullanmalarının engellendiği gerekçesiyle davalıya ait yapıların yıkılması suretiyle yola elatmanın önlenmesini talep etmişlerdir. Davalı ..., davacıların bu davayı açmaya hakları bulunmadığını, yolun imar uygulamasından önce yapıldığını, Canik Belediyesi kararlarına karşı idare mahkemesine başvurduklarını, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Samsun ..., imar uygulamasının Canik Belediyesince yapılmış olması nedeniyle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın adli yargıda değil idare mahkemesinde açılması gerektiğini, ayrıca tecavüzlü olup yıkımı istenen binaların imar uygulaması nedeniyle yasallaşmış olması nedeniyle artık dava açılamayacağını, Davalı ... ise, davalının taşınmazının davalılardan Samsun Büyükşehir Belediyesinin ıslah-imar uygulaması yaptığı alan içerisinde kaldığını, bu bölgede Samsun Belediyesi tarafından ıslah-imar planı yapıldığını ve revizyon imar planlarının hazırlanarak yürürlüğe girdiğini, diğer tarafta ise Canik Belediyesince ıslah-imar planı çalışmalarının tamamlandığı, revizyon imar planı çalışmalarının ise devam etmekte olduğunu, dolayısıyla çekişmeli taraftaki imar hattının belli olduğunu, diğer taraftaki imar hattının ise henüz belirlenemediği,1994 yılında kurulan Canik Belediyesince de; davalı ... tarafından yaptırılan ikinci bina nedeniyle kaçak inşaat tutanakları düzenlenerek yıkım kararı ve para cezaları verildiğini, inşaatın mühürlendiğini, yolun daraltılmasına neden olmadıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; davacılar hükmü temyiz etmişlerdir.
Davaya konu yolun her iki tarafında imar planları yapılmadan önce tümüyle yapılaşma olduğu, bu yapı sahiplerinin imar affı yasasından yararlanarak yapı ruhsatı ve iskan izni aldıkları, dava konusu yolun güzergahını bu yapıların belirlediği, davacılar ve davalının da taşınmazlarında ruhsatsız binalar yaptıkları ancak imar affı başvurusunda bulunduklarından inşaatlarının yasal hale getirildiği, 35 ada 1 parselde bulunan davalının binalarının da bu nitelikteki yapılardan olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki belge ve delillere göre davacılar, davalı ...’in taşınmazında ruhsatsız olarak yapmış olduğu binaların davalı belediyelerce yapılan ıslah imar uygulaması ile ruhsata bağlanarak yasal hale getirildiğini ve taşınmazların arasından geçen yolun bu imar uygulamaları sonucu kendi taşınmazlarına doğru kaydırılarak yolun daraltıldığını, aslında davalı taşınmazının yola tecavüzlü olduğunu ileri sürerek imar uygulamalarının iptali ile birlikte yola vaki tecavüzün önlenmesini istemiş olduklarından temelinde idari olan bu işlemlerin idari yargı yerinde iptali sağlanmadan eldeki davanın dinlenme olanağı yoktur. Mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken isabetli olmayan bazı gerekçelerle ret kararı verilmesi yerinde değil ise de davanın reddi sonuç itibariyle doğru olduğundan HUMK’nun 438/son maddesi gereğince kararın gerekçesi değiştirilip düzeltilerek onanmalıdır.