(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/13075 E. , 2006/14789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (... A.Ş adına) ve ... 27.12.2002 davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Bayındırbank A.Ş (Birleşen Fon Bankası) aleyhine 15.3.2005 gününde verilen dilekçeler ile düzenleme gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil istenmesi üzerine davalar birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu kayıt iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı ile davalılardan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu temyiz etmiştir.
1.Davacının dayandığı taşınmaz mal satış vaadi sözleşmeleri biçimine uygun düzenlenmiştir. Sözleşmelerde temlik olunan şeyin neviyle belirlenerek «dükkan» niteliğiyle davacıya ... olması ve diğer özellikleri yazılmaması edim konusunu gayrimuayyen hale getirmez. Çünkü; ortada aynı ada ve parselde tescili mümkün birden çok dükkan bulunmamaktadır. Bu durum sadece Borçlar Kanunun 70. maddesi gereği ifa edilecek borç konusunda borçluya seçimlik hakkı .... O halde mahkemece, borçlu davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna seçme hakkı kullandırılmalı ancak borçlunun ortalama vasıftan ... bir şey vermesi de söz konusu olamayacağından, gerek duyulursa bilirkişi görüşüne de başvurularak istem sonucuna uygun hüküm altına alınmalıdır. Bu yönler bir yana bırakılarak davanın reddedilmiş olması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2.Davada halen davalıdan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu üzerinde tapuda kayıtlı bulunan bağımsız bölümlerin tescili istenmiştir. Böyle olunca, davalı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna husumet düşmeyeceğinden, bu davalı hakkında açılan davanın husumet noktasından reddi gerekirken, sözü edilen davalı hakkında olumlu-olumsuz karar kurulmaması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de kurul yararına bozulması gerekmiştir.