Esas No
E. 2021/5896
Karar No
K. 2022/9860
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/5896 E.  ,  2022/9860 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne, diğer davacı ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ... İdaresi vekili ile davacılardan ... ve ... ve ... ve müşterekleri vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.11.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden ... vekili Avukat ...., ile karşı taraftan Hazine vekili Avukat ... katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup bozma ilamında özetle; ''Mahkemece dava konusu taşınmazın dört tarafının 145 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili olduğu, taşınmazın yüzölçümünün fazla olmasının orman içi açıklık olarak kabul etmeye engel olmadığı ve orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçeleri ile Orman Yönetiminin davasının kabulüne diğer davacı ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmişse de eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, davacıların yargılama sırasında tapu kaydına dayandığı, dayanak tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte dosyaya getirtilip yöntemince keşifte uygulanmadığı fen bilirkişi tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığını bildirmiş olmasına rağmen mahkemece bu tapu kaydına neden değer verilmediğinin açıklanmadığı, orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılması mümkün değil ise de eğer orman içi açıklıklara ait tapu kaydı varsa ve bu tapu kaydının taşınmaza uyduğu tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanırsa tapu kaydı kapsamındaki yerin davacılar adına tesciline karar verilmesinde hukuki bir engel olmadığı, ne var ki tapu kaydının yöntemince uygulanması, sınırlarının sabit olmadığı durumlarda yüzölçümüne değer verilmesi gerekeceği, kaldı ki dava konusu taşınmazın 4 tarafında bulunan ve kadastro sırasında orman olarak tespit edilen 145 ada1 parsel sayılı taşınmaza karşı kişilerce tapu kaydına dayalı olarak açılmış davalar bulunmakta olup Dairemizin 28.05.2013 tarihli ve 2013/2549 Esas, 6172 Karar sayılı ilamı ile mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hüküm eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesi ile bozulmuş olup, bozmadan sonraki akıbetinin bilinmediği, bu nedenle mahkemenin gerekçesinde belirttiği şekilde taşınmazın dört tarafının 145 ada 1 orman parseli ile çevrili olup olmadığı, 145 ada 1 parsele ilişkin dava dosyasında kişiler adına tescil hükmü kurulup kurulmadığı dolayısıyla dava konusu 11 sayılı parselin orman içi açıklık olarak değerlendirilp değerlendirilmeyeceğine bu aşamada ulaşılamayacağı, orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı Kanun'lar hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğine, 3116 sayılı Kanun ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların Devlet ormanı sayılacağının gösterildiği ve Devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngördüğü, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların devletleştirildiği, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tâbi tutulduğu ve iadenin koşullarının bu kanunda gösterildiği, Devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitirdiği, 6831 sayılı Kanunun 3373 sayılı Kanun ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabileceği, o halde mahkemece, davacıların tutundukları dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren cins ve miktar değişikliklerini evrakı müsbitesi ile birlikte içeren tüm tedavülleri ve var ise dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, en eskisinden en yenisine kadar memleket haritaları, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planları, 145 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava dosyası ilgili yerlerden getirtilip mahallinde yeniden yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda; davacı ... İdaresinin davanın kısmen kabul kısmen reddine, diğer tüm davacıların ve asli müdahillerin açmış olduğu davanın reddine, dava konusu Giresun İli Dereli İlçesi Kümbet Köyünde kain 145 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile davalı 145 ada 11 nolu parsel içindeki 29.11.2019 havale tarihli fen raporunda da belirtilen yeşil renge boyalı kısımları olan 1 nolu parselin krokide B1 ile gösterilen 2635,93 metrekare, 1 nolu parselin krokide B2 ile gösterilen 1220.94 metrekare, 1 nolu parselin krokide B3 ile gösterilen 1286.25 metrekare, 18 nolu parselin krokide B harf ile gösterilen 6506.04 metrekare, 21 nolu parselin krokide B ile gösterilen 1909.53 metrekare, 29 nolu parselin krokide B ile gösterilen 1885,42 metrekare, 24 nolu parselin krokide B2 ile gösterilen 178.66 metrekare olmak üzere toplamı 16.990,26 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin ayrı ayrı orman vasfında Hazine adına kayıt ve tesciline, çekişmeli 145 ada 11 parsel sayılı taşınmazdan geri kalan 245.766,71 metrekarelik bölümün ise 3402 sayılı Kanun'un 16/1-b maddesi uyarınca ''Mera'' vasfıyla sınırlandırılmasına ve özel siciline tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili ile davacılardan ..., ... ve ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı ... İdaresi vekilinin bilirkişi raporunda E harfi ile gösterilen bölüme yönelik; davacılardan ... ve ... ile ... ve müşterekleri vekilinin orman olarak tesciline karar verilen 29.11.2019 havale tarihli fen raporunda 1 nolu parselin krokide B1 ile gösterilen 2635,93 metrekare, 1 nolu parselin krokide B2 ile gösterilen 1220.94 metrekare, 1 nolu parselin krokide B3 ile gösterilen 1286.25 metrekare, 18 nolu parselin krokide B harfi ile gösterilen 6506.04 metrekare, 21 nolu parselin krokide B ile gösterilen 1909.53 metrekare, 29 nolu parselin krokide B ile gösterilen 1885,42 metrekare, 24 nolu parselin krokide B2 ile gösterilen 178.66 metrekare yüzölçümündeki bölümlere yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davacılar ... ve ... ile ... ve müşterekleri vekilinin bilirkişi raporunda E harfi ile gösterilen 245.766,71 metrekarelik bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece E harfi ile gösterilen bölümün mera olduğu yönünde karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermek için yeterli değildir; Şöyle ki Mahkemece dayanak tapu kayıtları usulüne göre uygulanmamakla birlikte bilirkişi raporlarında tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlarda dahil büyük bir alanı kapsadığı sonucuna varılması doğru olmadığı gibi 1955 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın E bölümünün orman vasfında olmadığı anlaşılmış olduğu halde Mahkeme gerekçesinde 245.766,71 metrekare yüzölçümündeki alanın orman içi açıklık olduğu gerekçesiyle tapularının hukuki değerini yitirdiği sonucuna varıldıktan sonra bu kez mera araştırması yapılmadan taşınmazın mera olduğu sonucuna varılması Mahkeme kararınında kendi içinde çelişkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle dayanılan tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte dosya arasına alınmalı dava dışı parsellere revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı değişebilir sınırlar ihtiva etmesi nedeniyle miktarı ile geçerli oldukları düşünülmeli varsa revizyon gördüğü kadastro parselleri getirilip arazide kapsadığı alan belirlenmeye çalışılmalı uygulama kabiliyetine haiz olup 145 ada 11 parsel sayılı taşınmazın E harfi ile gösterilen bölümünü kapsadığının anlaşılması halinde tahsisli ve kadim mera araştırması yapılarak taşınmazın mera vasfında olup olmadığı incelemeli, mera olmayan ve tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümler varsa bu bölümler yönünden ise zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, dava tarihinden 15-20-25 yıl önceki hava fotoğrafları da incelenmek suretiyle belirlendikten sonra hüküm kurulmalıdır.

Hal böyle olunca Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için dayanak tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren bütün tedavüllerinin, plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüş ise ifraz haritalarının ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritalarının, kadastro sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri, tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı olmak şartıyla denetime elverişli olacak şekilde ayrı ayrı dosya içine alınmalı; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki kadim ya da tahsisli mera çalışması olup olmadığı araştırılarak varsa dayanağı olan belgeler dosya arasına alınmalı; taşınmazın E bölümünün bulunduğu yeri gösterir memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamının ve varsa amenajman planı ile çekişmeli taşınmazın tamamını ve çevresini gösterir geniş çaplı krokisi dosya arasına alınarak taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları ve dayanakları olan tüm kayıt ve belgeler ilgili yerlerden getirtilip, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında seçilecek üç ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, çekişmeli taşınmazı üzerindeki her bir bölümün niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Dava konusu taşınmaza ait olduğu ileri sürülen dayanak tapu kayıtları ve geldi gittileri mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritası uygulanmalı, sınır denetimi yapılmalı, dayanılan tapu kayıtlarının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek kayıtlar mahalline uyuyor ise kayıtların kapsadığı taşınmazları sınırları ile birlikte gösterir teknik bilirkişiler tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, kayıt malikleri ile bu kayıtlara dayanan kişiler arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalı sonucuna göre karar verilmelidir.

Yine taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın hak iddia edilen her bir bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği, hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınması, mahkeme hakiminin taşınmaza ilişkin ayrıntılı gözleminin tutanağa geçirilmesi, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmesi, ziraat mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazın her bir bölümünün toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden mera olup olmadığının belirlenmesi, dava konusu taşınmazların kadim nitelikte yani öncesi bilinmeyen zamandan beri köy halkının yalnızca hayvan otlatmak amacı ile kullandığı, başkaca bir tasarrufta bulunulmayan otlakiye niteliğinde olup olmadığı, taşınmaz bölümlerinin meradan açılan bir yer olup olmadığı hususlarını açıklayan, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınması, hava ve uydu fotoğraflarının keşifte uygulanması suretiyle bilirkişi ve tanık beyanları denetlenmesi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, taşınmazların mera vasfında olup olmadıkları ya da civarında mera varsa bu meralar ile ayırıcı unsur sayılabilecek bir doğal yapının bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı rapor alınması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresi vekilinin bilirkişi raporunda E harfi ile gösterilen bölüme yönelik; davacılardan ... ve ... ile ... ve müşterekleri vekilinin orman olarak tesciline karar verilen bölümlere yönelen temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılardan ... ve ... ile ... ve müşterekleri vekilinin E harfi ile gösterilen bölüm yönünden temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve müştereklerine iadesine 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.