Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2006/3802
Karar No
K. 2006/5590
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2006/3802 E.  ,  2006/5590 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 7.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava nüfus bilgilerine uygunluk göstermeyen tapu kaydındaki bilgilerin düzeltilmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece istem ve davacının tavzih talebi kabul edilmiş asıl kararı ve tavzihe ilişkin 6.3.2006 tarihli kararı davalı ... Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.

1.Mahkemece yargılamanın bitirildiği 15.2.2006 tarihli duruşma tutanağına geçirilen kısa kararda davacının murisi ...’in kayıtlara Özkan olarak yazılan soyisminin «Özgan» şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, ancak sonradan yazılan gerekçeli kararda hüküm fıkrası davacının murisinin Şahin olan soyadının «Kamil oğlu Şahin Şahan olarak düzeltilmesine» şeklinde kurulmuştur. Görülüyor ki; duruşma tutanağına geçirilen kısa kararla sonradan yazılan gerekçeli kararın hüküm fıkraları çelişkilidir. 10.4.1992 tarih 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararıyla, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması mutlak bozma nedeni sayıldığından, kararın bu nedenle bozulması gerekir.

2.HUMK.nun 455. ve devamı maddelerine göre hükümlerin tavzihi hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya birbirine zıt fıkraları ihtiva etmesi halinde hükmün icrasına kadar iki taraftan her birinin isteyebileceği kanun yoludur. Tavzih yoluyla hükümdeki kapalılıkların veya birbirine zıt fıkraların ortadan kaldırılması istenebilir. Somut olayda olduğu gibi kısa kararla gerekçeli karar arasında fark varsa bu farklılığın giderilmesi için tavzih yoluna değil hükmün Yargıtayca incelenmesi için temyiz yoluna başvurulabilir. Mahkemenin tavzihe ilişkin koşullar yerinde olmadığından davacının tavzih talebini kabul ederek yeni bir hüküm fıkrası tesis etmiş olması da tüm bu sebeplerle yerinde olmamıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının, 2. bentte açıklanan nedenlerle 6.3.2006 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, 11.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.