(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/10481
- Karar No
- 2007/11878
- Karar Tarihi
- 16.10.2007
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10481 E. , 2007/11878 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Davacı miras bırakan babası “ ... oğlu ... ... ... ‘a “ ait 1473 ada 666 parsel sayılı taşınmazda isminin “ ... ...” yazıldığını ileri sürerek tapu kaydının düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, kesin mehil süresi içinde davacının delil listesinde bildirdiği tanığın dinlenmesi için tanıklık ücreti, davetiye ve talimat gideri yatırmadığı ayrıca tapu kaydının celbi için tapu sicil müdürlüğüne yazılan müzekkerenin tekidi için masraf yatırmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1.Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2.Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3.Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4.İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5.Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Yukarıda açıklandığı gibi öncelikle 1., 2. ve 3 maddelerde açıklanan hususlar ve belgeler yerinden getirtilerek incelenmelidir. Mahkemece doğrudan yapılması gereken araştırma ve inceleme yerine getirilmeden davacıya 10 gün içinde tanık dahil delillerini bildirmesi, tanık ismi bildirildiği taktirde her bir tanık için 25’er Y.T.L. tanıklık ücreti, 4’er Y.T.L. davetiye giderini yatırması için kesin süre verilmesi ve 10 günlük kesin süre içinde tanıklık ücreti, talimat ve davetiye giderini yatırmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle bozulmalıdır.