3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "21.11.2021 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ve ... marka aracı ile ... istikametinden İstanbul ili istikametine seyir halinde iken ...'na geldiği esnada bulunduğu şerit üzerinde yer alan tahta takoz parçasına çarpması sonucunda tek araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. İşbu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Nitekim dilekçemiz ekinde sunulan kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında da;"Kazanın oluşumunda; Yolun yapım, bakım ve işletilmesinden sorumlu kuruluş olan ...'nın 2918 sayılı KTK m. 13 (Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakta yükümlüdür.) ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır."şeklinde kazanın meydana gelmesindeki etkenler ve kusur durumu değerlendirilmiştir. Kaza neticesinde müvekkilin aracında ön sac tampon, ön amortisör, arka sac tampon ve koruma levhası gibi hayati önem taşıyan parçalar hasar görmüş ve söz konusu parçalarda değişim ve onarımlar yapılmıştır. Her ne kadar araçta onarım ve değişimler yapılmış olsa da müvekkilin kendi kusurundan kaynaklanmayan bir kaza nedeniyle aracında değer kaybı meydana gelmiş ve hak kaybına uğramıştır. Araçta meydana gelen onarım ve değişimler neticesinde meydana gelen değer kaybının tespit edilebilmesi için ... ve Ticaret Limited Şirketi'ne başvurulmuş ve şirket tarafından hazırlanan 28.03.2022 tarihli raporda, müvekkilin aracında daha önce hasar kaydı bulunmadığı, aracın geçmişi ve kullanımı gibi unsurlar ile Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirme yapılmıştır…dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporu ve Teknik Üniversite heyet raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. El piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasında ki fark kriterine uyulmaksızın aracın yaşı, hasar durumu ve piyasa koşullarına göre genel bir niteleme yapılarak sağlanmıştır. Değer kaybı konusunda genel bir değerlendirme ile değer kaybının tespit olunduğu bilirkişi raporun dayalı olarak hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değer arasında ki farka göre değer kaybının yeniden hesaplanması gerekmektedir. (17.HD E.2015/11245-K:2016/1045) Bu kapsamda işbu rapora göre; Aracın günümüz şartları ile değerinin 618.513,00- TL olduğu, Aracın ikinci el piyasa rayicinin yetkili servislerden alınan piyasa bedeline göre ortalama 631.500,00-TL aralığında olduğu, İnternet sitesindeki ilanlara göre ise 642.000,00 TL olduğu, Alınan değerlendirmelere göre aracın kaza tarihindeki rayicinin 525.000,00 TL olduğu, Netice olarak araçta meydana gelen gerçek (reel) değer kaybının 50.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın