2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davalı İdarenin altyapı çalışmaları sırasında davacı Şirkete ait yer altı kablolarına hasar verildiği, zararının oluştuğu, kusurlu davalının bu zararı tazmin etmediği ileri sürülmüştür. Çekişme, davalının, davacının yer altı kablolarına zarar verip vermediği, kusurunun olup olmadığı ve zararın tutarı noktalarında toplanmaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili bulunması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer mevzuatta mutlak ticari iş olarak düzenlenen hususlardan kaynaklanması gerekir. Dava konusu olayda uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiil, TTK ve diğer özel düzenlemelerde mutlak ticari iş olarak düzenlenmiş bir borç kaynağı değildir. 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiş bir kurumdur. Ayrıca, davalı Belediye tacir değildir. O halde, davanın mutlak ticari işten kaynaklanmadığı, taraflarının her ikisinin de tacir olmadığı, davacının ticari şirket olmasının uyuşmazlığı ticari dava haline getirmeyeceği sabit olduğundan, mahkememizin görevli bulunmadığı, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Göreve ilişkin düzenlemeler, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce ve kanun yolu incelemesi aşamasında İstinaf Mahkemeleri ile Yargıtay'ca re'sen dikkate alınmalıdır. Bu durum karşısında, davada mahkememizin görevli olmadığı, asliye hukuk mahkemesinin görevli bulunduğu dikkate alınıp, HMK'nın 1, 114-c, 115 ile TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap