Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2006/10373
Karar No
K. 2006/12196
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2006/10373 E.  ,  2006/12196 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar, arasındaki tapu iptali tescil olmazsa irtifak hakkı tesisi ve birleşen davada müdahalenin meni-kal-ecrimisil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 27.04.2006 gün ve 2006/3547 E, 2006/4962 K. sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar (k.davalılar) ve vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_

Davacılar, 04.07.2006 tarihli dilekçeleri ile yerel mahkeme hükmünü onayan Dairemizin 27.04.2006 gün ve 2006/3547 E, 2006/4962 K. sayılı onama ilamının karar düzeltme yoluyla kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemişlerdir. Davacılar iş bu dilekçeleri ile sadece karar düzeltme talebinde bulunmayıp, bu istemlerinin yanında, onama kararına katılan Daire Başkanı İ.Karataş, ve Üyeler ...ve B.Üstün haklarında da hakimin reddi taleplerinde bulunarak adları geçen sayın Başkan ve Üyelerin katılımları olmaksızın Dairede ki diğer üyeler ile karar nisabının sağlanamayacağı bilincini de taşıdıklarından reddi hakim taleplerinin kabulü ile karar düzeltme istemlerinin 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nca karara bağlanmasını da talep etmişlerdir. Dairemiz bir Başkan ve altı Üyeden teşekkül etmekte olup, redleri talep edilen Başkan ve Üyeler dışında kalan diğer üyelerin mevcudu ile sayısal bakımdan heyet oluşturulması mümkün değildir. Bu itibarla; davacıların hakimlerin reddine ilişkin iş bu talebi Yargıtay 14. Hukuk

Dairesi'nin toplanmsını engeller nitelikte bulunduğundan bireysel reddi de aşan «toplu red» niteliğindedir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 39. maddesinin 3. fıkrası hükmü gereği «Dairelerin veya Genel Kurulların Başkan ve Üyelerinin reddolunabileceği» belirtilmiş olup, hemen ardından gelen ikinci cümlede ise; «red istemlerinin reddedilen Başkan ve Üye katılmaksızın ilgili Daire veya Genel Kurullarca incelenerek kesin karara bağlanacağı» belirtilmiştir.

Yasanın bu hükmünün red ile ilgili istemi inceleyecek mercii bakımından özel bir görev hükmü olduğu da kuşkusuzdur. Az yukarıda sözü edilen maddenin son cümlesinde ise; red istemleri konusunda yeni bir düzenleme getirilmiş ve «Daireler ile Genel Kurulların toplantılarını engeller nitelikte olan red istemlerinin toplu red olduğu belirtilerek bu tür istemlerin dinlenemeyeceği» hüküm altına alınmıştır. Bundan ayrı, Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 27.10.1983 gün ve 249/281 sayılı kararları ile de, toplu redde ilişkin incelemenin yine aynı Dairenin Başkan ve Üyeleri tarafından yapılacağını ilke olarak belirtilmiştir.

Açıklanan tüm bu nedenlerden ötürü reddilen Başkan ve Üyelerin işritaki olmaksızın Dairenin toplanması mümkün olmadığından davacıların iş bu toplu red istemlerinin reddine karar verilerek davacılar ve vekilllerinin karar düzeltme taleplerinin incelenmesine geçildi:

Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine, karşı dava ise Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil, bunun mümkün bulunmaması halinde ise irtifak hakkı kurulması istemine ilişkin bulunmaktadır. Medeni Kanunun 724. maddesi uyarınca açılan davalarda olumlu hüküm verilebilmesi için öğretide objektif ve subjektif koşullar olarak adlandırılan iki temel koşulun birlikte gerçekleşmesi ile mümkündür. Uygulamada dava şartı olarak da nitelenen bu koşullardan subjektif olanı iyiniyetle hareket etme anlamında olup, diğer bir anlatımla başkasının arazisi üzerine inşaat yapan ya da kendi arazisi üzerine yaptığı inşaatı başkasının arazisine taşıran kişinin, inşaat yapılan ya da taşırılan bölümün mülkiyetinin kendisine aktarılacağı hususunda diğer tarafça inandırılmış, ya da, en azından bu bölümün mülkiyetinin sonradan kendisine verileceği konusunda kabul görür bir güvene ulaştırılmış olması gerekir. Somut olayda; karşı dava ile mülkiyet istenirken, arsa sahiplerinden bu yolda bir yazılı ya da sözlü olur alındığı kanıtlanamamıştır. Yanlar arasındaki çok önceden varolan birlikte mülkiyet sırasında şu anda davaya konu edilen binaların yapıldığını söyleyen olmadığı gibi, bu binaların ifrazdan sonra her iki yana ait bölümlerin bağımsız çapa bağlanmalarından sonra yapıldıkları davacıların da kabulündedir. Çapa bağlı taşınmazlarda bina yapımına başlanmazdan evvel inşaata uygun projenin arsa üzerinde gerçekleştirilmesi öncesinde, bina sahibine düşen gerekli özenin gösterilerek binanın kendisine ait taşınmaz içerisinde yapılmasını sağlaması gerekir. Burada ehemmiyet arzeden ilk husus uzman bir fen elamanı aracılığıyla temel kazısı yaptırma, diğer bir anlatımla yapılacak temel kazısının komşu taşınmazlara olması gereken mesafelerinin titizlikle korunmasını sağlamak bakımından yapılan işin uygun fen elemanına denetlettirilmesi gerekir. Somut olayda taşkın inşaat sahibinin anlatılan biçimde özen göstererek temel kazısı ve taşkınlık denetimini yasal yönetmelikler çerçevesinde yaptırdığı kanıtlanamamıştır. Hal böyle olunca inşaatın yapımında taşkınlığı önlemek bakımından iyiniyetle hareket edildiğini söylemek mümkün değildir. Subjektif unsur sayılan dürüstlük kuralına uygun davranış kanıtlanamadığından Medeni Kanununun 724. maddesi kuralına göre açılan davanın reddi gerekeceğinden benzer gerekçelerle red kararı vermiş bulunan mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu düşüncelerle yerel mahkeme kararı onanmış olup karar düzeltme istemi HUMK.nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirine uymadığından davacıların karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, HUMK.nun 440. maddesinde gösterilen nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanununun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaleti ile takdiren, 150.00 YTL para cezası ile 25.10 YTL karar düzeltme red harcının düzeltme isteyenlerden tahsiline, 31.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog